Umut Bulut etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Umut Bulut etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Kasım 2013 Pazar

Galatasaray - Sivasspor Maç Yazısı | Arena Meydan Muharebesi

ARENA MEYDAN MUHAREBESİ


Süper Lig'in 12.haftasında, zirveyle arada ki 9 puanı kapatabilmek için kazanılması gereken bir mücadeleye çıktık.İlk olarak konuk takımdan başlayalım. Kasımpaşa ile beraber ligin flaş ekiplerinden olan Sivasspor, R.Carlos ile kanatları etkin kullanan, hücumu ilk planda düşünen bir takım. Djebbour ve Chahechouhe' nun forvet hattında ki hareketliliğine, sağ bek Cicinho' nun etkili bindirmeleri eklenince lig sıralamasında ki yerlerinin tesadüf olmadığı bir kez daha görüldü.


Gelelim Galatasaray'a...Sivasspor karşısına hem hücum hem savunma yapabilecek bir 11'le çıktık.Asıl süpriz ise maça 3-4-3 'le başlayıp 10.dakikadan sonra 4-4-2 'ye geçilmesi oldu. Real Madrid maçının provası olarak yorumlayabileceğimiz 3'lü savunma kurgusunu, Ebuoe ve Riera ile destekleme düşüncesi  çok fazla sonuç vermedi.Bu sistemle geçilen ilk 10 dakikada, oyun üstünlüğünün bir türlü ele alınamaması sistemin 4-4-2'ye geçişini mecbur bıraktı. Formasyonun değişmesiyle takım yapısı defansta Dany-Gökhan-Chedjou-Riera , orta sahada Ebuoe-Selçuk-Melo-Aydın Yılmaz ileride ise Burak-Umut şeklinde oldu. Maça başlayan 11'e baktığımızda , Roberto Mancini 'nin dersine iyi çalıştığını söyleyebiliriz. Sivasspor 'un kanat etkinliğini durdurabilmek için Aydın ve Ebuoe hamleleri yerinde bir karardı. Ayrıca haftalardır yaptığı "ihanetten" de vazgeçerek Burak Yılmaz'ı asıl mevkisine yani forvete çekmesi olumlu.3-4-3 'ün verdiği acemilikle, atılan ilk gole kadar oyunda pek varlık gösterdiğimiz söylenemez.İlk 10 dakikada oyunu yönlendiren ve hücumda efektif bir görüntü çizen Sivasspor vardı.Galatasaray,4-4-2'ye döndükten sonra oyun dengelendi.Maçın kilidi ise Sivasspor'un oyunu önde oynama düşüncesiyle defansının arkasında geniş alanlar bırakması oldu.Selçuk İnan'ın pasıyla, defans arkasına alıştığımız koşularından birisini yapan Burak Yılmaz, 13.dakikada dalya diyerek bu fırsatı iyi değerlendirdi.

Galatasaray'ın kanayan yarası olan defans hattı, Sivasspor maçında yine hortladı.Altı dakika içerisinde iki sarı kartla oyundan atılan Dany, takımı 10 kişi bıraktı.Devre arasında gönderilecekler listesine en başta isminin yazılması gerekiyor.Transfer dönemi açıldığında üçe beşe bakmadan satılmalı.Eksik oynayan Galatasaray,sağ tarafı Ebuoe-Umut Bulut ile kapatırken bu seferde sol taraftan açık verdi.Maç boyunca hücumda iyi savunmada vasat oynayan Riera, adamını kaçırınca Djebbour jeneriklik bir gole imza attı.Skor 1-1'e geldikten sonra "Allah'ını seven üzerime sol bek atsın" diyecek hale geldik. Gönderilecekler listesine, yüksek maaşı ve yabancı kontenjanı sebebiyle Riera'yı da ekleyebiliriz.

Galatasaray, 1-1'in sonrasında daha fazla risk alarak oynamaya başladı.36.dakikada Cicinho'nun elle müdahalesi sonrasında kazanılan penaltıyı, maçın kahramanlarından olan Selçuk İnan'la gole çevirdi. 
39.dakikada Burak Yılmaz'ı düşüren Ümit Kurt ikinci sarı karttan kırmızıyı görürken ilk devre 2-1'le tamamlandı.İkinci yarıda Galatasaray oyunu dengede götürüp kontra ataklarla Burak Yılmaz'ı topla buluşturmaya çalıştı. Bunlardan bir tanesinde Aydın'ın pasına ceza sahası içerisinde iyi vuran Burak Yılmaz bu sefer direği geçemedi. Maçın son dakikalarında ise kartlar yine havada uçuştu.82.dakikada oyuna dahil olan Drogba, önce Manuel da Costa'yı daha sonra Cicinho'yu sahanın dışına,kazanılan penaltıyı da tribüne  gönderdi. Ligin zirvesinden kopmamak ve R.Madrid maçı öncesi moral kazanabilmek için kritik bir 3 puan kazanıldı.




Roberto Mancini'nin oyun planında yarattığı farklılık, Selçuk İnan ve Felipe Melo'nun performanslarını da arttırdı.Oyunun her iki yönünü de iyi oynayan bu ikili, Galatasaray'ı orta sahada ayakta tutan isimlerdi. Felipe Melo, geçtiğimiz yıla sezon başı kampı geçirmediği için formsuz başlamıştı.Sezonun devamında kendisini bulmuş ve takımın şampiyonluğa ulaşmasında ki baş aktörlerden birisi olmuştu. Bu sezon ise sezonun en iyi oyuncusu olarak Felipe Melo'yu gösterebiliriz. Her maç aynı ciddiyet ve istikrarla mücadele ediyor. Sivasspor maçında savunmaya verdiği katkının yanı sıra hücumda ki isabetli pas oranıyla muhteşem bir oyun sergiledi.Sene başından beri istenileni veremeyen Selçuk İnanSivasspor maçında dizginleri tekrardan ele aldığını gösterdi.Oyun içerisinde sorumluluğu arttıkça, liderlik vasıflarını da sergileme fırsatı buluyor.Oyunu yönlendirmesi ve takımın denge unsuru olması bakımından, Selçuk İnan'ın form durumu Galatasaray'ın kaderine direk etki ediyor. Hücumda ve savunmada özverili mücadelesiyle hem oynadığı oyundan zevk alıyor hemde izleyenlere keyif veriyor.Dinlendirilen Drogba'nın yerine sahada olan Umut Bulut, Galatasaray'ın 10 kişi kalmasından sonra sol kanatta görev aldı. Bu bölümde Sivasspor' un etkili sağ beki Cicinho'yu ilk karşılayan isim olurken, savunmada Riera'nın kademelerinde yine Umut Bulut'u izledik.Hücumda yaptığı pres ve kafa toplarında ki etkinliğiyle, sahaya ruhunu koyan, gerçek bir profesyonel olduğunu tekrar kanıtladı.Yedek kaldığı zamanlarda sorun çıkartmayıp, oynadığı zamanlarda da takıma maksimum katkıyı vermeye çalışıyor.

 "BİZ BİR AİLEYİZ,KENETLENDİKÇE DAHA DA BÜYÜYEN"

Hakem Halis Özkahya için söylenebilecek çok fazla şey var.Maçın ilk dakikalarında Ebuoe'ye yapılan müdahaleyi es geçmesi, Dany'nin kırmızı kart pozisyonu, Burak Yılmaz'ın ilk golünden önce Selçuk'un yaptığı faule devam kararı vermesi, Cicinho'nun maç boyunca 2 kere atılması gerekirken ancak uzatmalarda kırmızıyı görmesi ve Ümit Kurt'a gösterdiği kırmızı kartta Burak Yılmaz'ın kendisini yere bırakması vs. Kabul etmek gerekir ki bunların hepsi ciddi hakem hatalarıdır.Bunlardan daha önemlisi Halis Özkahya' nın 5.dakikadan sonra maçın kontrolünü tamamen kaybetmesidir.Sadece Galatasaray lehine değil, Sivasspor lehine de verdiği kararlarda kontrolsüzlük etkili olmuştur. Galatasaray adına unutulmaması gereken bir hususta 10 kişi kalmasına rağmen skoru 2-1'e getirmesidir. Maç 11'e 10 oynansa da Galatasaray yine kazanırdı. Bazı şeyleri görmek için müneccim olmaya gerek yok. Akbaba gibi Galatasaray'ın üzerine çökmeye çalışanların önce şikeden aklanmaları ve karşımıza öyle gelmeleri gerekmektedir. Gırtlağına kadar suça batmış kaotik futbol düzeninde, başı dik bir şekilde yürüyen Galatasaray'a yapılmak istenen operasyonun bilincindeyiz. Galatasaray'ın kaybettiği maçlar sonrasında, mantar gibi türeyen medyada ki maşaların nasıl Galatasaray'a saldırdığının da farkındayız...Galatasaray futbol takımı gerekeni sahada yapacaktır. Galatasaray'ın yükselişi tekrardan başlayacak ve ağızlarından salyalarını akıtan akbabalara gereken cevap en güzel şekilde sahada verilecektir. Yaşanılan sıkıntılı günlerde daha da anlam kazanan bir sözle bitirelim " biz bir aileyiz, kenetlendikçe daha da büyüyen ! "  


6 Ekim 2013 Pazar

Akhisar Belediyespor - Galatasaray Maç Yazısı | Bu Son Olsun !

Hafta içinde Juventus'tan istediğini alan Galatasaray , Juventus maçı sonrası Akhisar Belediyespor'a konuk oldu. Galatasaray'ın başında ilk lig maçına çıkan Roberto Mancini için zorlu bir sınav oldu.Skordan daha önemli olan bir konu vardı. Galatasaray'ın sahaya nasıl dizildiği ve sahada neler yapabileceğiydi. Juventus maçında orta sahada oynayan 4 oyuncu bugün ilk 11 'de değildi.Kadro olarak ciddi bir farklılaşma ile Akhisar karşısına çıktık.2 senedir orta sahanın yükünü sırtlayan Melo ve Selçuk'tan yoksun Galatasaray'da, takımı ileriye taşıyan tek isim olan Bruma'da yedek kulübesindeydi.Kadro bu şekilde farklılık gösterirken, birde oyun olarak isteksiz ve mücadele gücü düşük bir Galatasaray ile karşılaştık.34. ve 56. dakikalarda Niasse 'nin iki golüne , Drogba ile 67. dakikada cevap versek de skoru çevirmeyi başaramadık.

Maç boyu çok etkisiz bir Galatasaray izledik.Galatasaray adına ilk ciddi atak, 49.dakika içerisinde Ebuoe'nin sağ kanattan içeriye girmesi oldu.İlk tehlikeli pozisyon ise Drogba'nın çabalarıyla 52.dakikada geldi.Oyunun hiçbir evresinde rakip üzerinde istenilen baskıyı kuramadık.7.haftaya kadar oynadığımız deplasman maçlarında , zaman zaman bu baskıyı oluşturabiliyorduk. Ön alanda baskıyı kurabilmek için en önemli unsur ileride topu tutabilmektir.Yine orta sahanın dönen topları alarak, tekrardan ileriye servis etmesi gerekirken, Sabri-Ceyhun-Yekta-Sneijder bu görevden oldukça uzak kaldı.

Akhisar - Galatasaray Maçı ilk 11 (diziliş maç esnasında değişiklik göstermiştir.)


"Bu Forma Kutsaldır , Nasip Olmaz Herkese"

Sezon başından beri en önemli sorunumuz, koşu mesafeleri...Bu öyle bir hal aldı ki , bütün rakipler Galatasaray'dan fazla koşuyor. Real Madrid ile Arena'da oynarken katedilen mesafede gerideyiz, Juventus ile İtalya'da oynarken yine gerideyiz hatta Akhisar ile oynarken yine gerideyiz. Bizim iki senedir en önemli kozumuz takımın fizik olarak iyi durumda olmasıydı. Scott Piri bu konuda takıma çok fazla şey kattı.Bu sene başı yine aynı kamp programı çerçevesinde , aynı teknik kadro ile sezona hazırlanıldı.Buraya kadar herşey doğru gözükse de sezon açılınca bu acı gerçek ile karşılaşmak pek güzel olmadı. Galatasaray rakip ayırt ediyor desek "Real Madrid'i küçümsüyor da mı koşmuyor ? " demek lazım.Ligin 7. haftasında puan olarak geriye düşmüşsün , en yakın rakibin derbi oynayacak , buna rağmen sahada gezineceksin ! Bu kadar kolay değil !Rakibin kim olduğuna bakmıyoruz artık.Sahada canını dişine takıp , terini son damlasına kadar akıtacak futbolculara ihtiyacımız var.Sahada basmadık yer bırakmayan Johan Elmander bu takımdan kiralık gönderildi.Neden ? Yetenek olarak bu kadrodan çok mu düşüktü ? Fatih Terim'in meşhur bir vecizesi vardır "savunma ileriden başlar" diye.Hakan Şükür'ü savunmanın başlangıç noktası belirlemişti. Efsane kadro o şekilde oluşmuştu. Galatasaray 'da tepeden tırnağa kimse koşmuyor. Beşiktaş'ın yıldızı Manuel Fernandes , Galatasaray'da en çok koşan oyuncudan fazla koşuyor ise burada oturup düşünmemiz gerekiyor.Bu konuda takımın yeni kondisyoneri Ivan Carminati'ye büyük iş düşüyor.Eğer bu sorunu halledemezsek sezonun geri kalan 27 haftasında kabus dolu günler görebiliriz.Taraftar yaşanılan herşeyi sineye çeker ama sahada koşmayan , mücadele etmeyen adamı da gerektiği şekilde "tefe" koymasını da iyi bilir.Herkes üzerinde taşıdığı parçalı formanın hakkını vermek zorunda.

Akhisar-Galatasaray maçı , Galatasaray koşu mesafeleri



Roberto Mancini maç sonrası "takıma 1 aylık bir süre" verilmesini istedi.Daha attığı imza kurumamışken Juventus ve Akhisar deplasmanıyla karşılaştı.Öyle veya böyle bu iki maçı atlattı.Şimdi takımın eksiklerini az çok görmüştür.En başta fiziksel eksikliğin giderilmesi gerektiğini yukarıda belirttik.Bir diğer hususta Galatasaray'ın hücum varyasyonlarının olmayışı. Roberto Mancini takımın başında çıktığı tüm antrenmanlarda pozisyon bilgisi ve alan savunması üzerinde durarak savunmada ki sıkıntıları çözmeye çalışıyor.Şampiyonlar Ligi için bu elzem bir durum iken Süper Lig'de Galatasaray'ın savunmayla maç kazanamayacağını da öğrenmesi gerekiyor.Akhisar maçında alan savunması için bütün takım topun arkasına geçti.Pozisyon yerleşimi gayet güzel ancak duran toptan golü yedikten sonra herhangi bir reaksiyon gösteremedik. Galatasaray'ın tek hücum varyasyonu "Drogba'ya şişirilen toplar"dan öteye geçemedi.Bu uzun bir süredir bu şekilde gidiyor.Takımda ki tüm oyuncular kafayı kaldırıp direk "Drogba'ya göndereyim" derdinde.Bir  dönem "Burak Yılmaz'a atılan uzun toplar" gibi şimdi de "Drogba'ya şişirilen toplar" olarak yeni bir sorunumuz var. Galatasaray'ın gerektiği şekilde hücum yerleşimi ve atak organizasyonlarında çeşitliliğe şiddetle ihtiyacı var. Roberto Mancini  milli maçlardan dolayı verilecek arada , takıma ivme kazandıracağı çalışmalara vakit kaybetmeden başlamalı.İstediği 1 aylık süre kendisine tanınacak olsa da puan kayıplarının artık önüne geçilmeli ve istenilen Galatasaray , taraftarlara sunulmalıdır.

Wesley Sneijder - Burak Yılmaz ve Değişen Formasyon 

Sezon öncesi kampının yıldızı meşhur "çilek" Wesley Sneijder yine yokları oynadı.Bu sezon Gaziantep maçı haricinde sahada istenileni bir türlü veremeyen yıldız oyuncu artık üzerinde taşıdığı formanın hakkını vermeye başlasa iyi olacak. Galatasaray'ın 2011-2012 senesinde oynadığı klasik 4-4-2 sistemi "Sneijder sevdasına"  çöpe atılırken , kendisine yer açabilmek için Fatih Terim döneminde 4-3-1-2 , Mancini döneminde 4-2-3-1 (zaman zaman 4-4-1-1) formasyonlarına dönüş yaptık.Takımın evrildiği bu dönemler içerisinde hala klasik   4-4-2 düzenini aradığımız çok bariz.Merkez orta saha orjinli 4 oyuncu ile neler yapılabileceğini Fatih Terim çok güzel izletmişti.Eğer Sneijder'den istenilen katkı alınamazsa fazla ısrar etmenin bir mantığı kalmıyor. Takımın fizik durumu yukarı çıktıktan sonra formasyonda değişiklikler olabilir. Devre arasında da gerekli "neşter operasyonu" yakın gözüküyor.

Burak Yılmaz bu maçta gerekli performansı gösteremese de , 4-2-3-1 'in sol kanadında kendisinden ne umduğumuzu veya ne beklediğimizi çok merak ediyorum.Burak Yılmaz'ın adam eksiltme yeteneği yok , çizgiye inip orta açma olayı zaten yok , defansa gelip rakip takımın bekini takip etmek gibi bir vasfı hiçbir zaman olmadı.İleride baskıya zaman zaman destek verir hepsi bu kadar.Bunu kenarda ki Taffarel 'de , Tugay Kerimoğlu 'da çok iyi biliyor.Peki Burak Yılmaz sol kanatta ne arıyor ? Takımda "Sneijder 'e yer arama" derdine bir de "Burak Yılmaz'a yer arama" derdi eklenmiş durumda. 20. dakika sonrası 4-4-2 'ye dönen Galatasaray formasyonu içerisinde Burak Yılmaz'ın durumu tamamen içler acısıydı.Rakip kaleye en yakın futbolcu olup , ofsayta düşmek için kendisini heba etti durdu.Ofsayta düşmesinden ziyade oyunun içinde olmaması ve "ileride top bekleyen santrafor yalnızlığı " gerçekten çok üzücüydü.Takım kendisine topu taşıyamazken kendisi de geriye bir adım atıp , takıma yardım etmeyi hiç düşündü mü ? Goller kaçar önemli değil.Ancak sahada gezinmek ne demektir ? Herşeye rağmen Burak Yılmaz takımın en önemli gol ayağıdır.Galatasaray'a katacağı çok şey , atacağı daha çok gol vardır.Bugünleri en yakın zamanda atlatacaktır.

Galatasaray kendisine bir çıkış yolu bulacaktır.Sahada birbiri için mücadele eden 11 aslan yürekli futbolcuya ihtiyacımız var.Onun için en başta gerekli "amatör ruha" ihtiyacımız var.Son söz " Umut Bulut 'a yazık edecekler matmazel !"


2 Ekim 2013 Çarşamba

Juventus - Galatasaray Maç Yazısı | Tükenmez Umut'um,Varsa Sarı Kırmızı Formasında

Real Madrid maçında yaşanılan hezimet sonrası , gördüğümüz rüyanın bittiğini yazmıştık.Rüya kabusa döndükten sonra , gerçek Galatasaray efsanesi Fatih Terim'i kaybettik.İmparator'un yerine bir dünya markası Roberto Mancini takımın başına getirildi.2 haftada yaşadığımız kaosun şaşkınlığını üzerimizden atmaya çalışırken, Torino deplasmanı geldi.


Mancini yönetiminde ilk maçımıza Juventus karşısında çıktık.Fatih Terim döneminde alıştığımız 4-3-1-2 'nin yerine 4-4-1-1  formasyonu ile oyuna başladık.Mancini'nin, beklendiği üzere daha defansif bir oyun planı çıkardığını söyleyebiliriz.Fatih Terim döneminde yaptığımız önde baskı yerine; Juventus hücumlarında, yarı alanımızda oyunu daraltmaya çalışan, bloklar arası mesafeyi minimuma indirip, kazandığı toplarla  Bruma ve Drogba'yı topla buluşturmaya çalışan bir Galatasaray vardı.Drogba'nın golüne kadar orta sahada ayağa iyi pas yaptık.Gerektiğinde oyunu iyi soğutup ileriye daha dengeli çıkışlarla gol aradık.Chedjou 'nun 36. dakikada uzun pasında, Drogba savunmanın hatasından faydalanarak Galatasaray'ı Torino'da öne geçiren golü attı.

Drogba 'dan "Metin Oktay" selamı 


Juventus, Pirlo'nun önderliğinde oyuna hükmeden bir takım.Oyunun yönünü hızlı bir şekilde değiştirip, kanatlarda Asamoah ve Lichtsteiner'i topla buluşturduktan sonra Vucinic ve Tevez'e etkili ortalarla gol aradılar.Orta sahada Vidal ve Pogba, oyunun her iki yönünü de iyi oynayan orta saha oyuncuları.Kabul etmek gerekir ki Galatasaray'ın bu savunma hattı ile ilk yarıda çok net pozisyon vermeden , sadece alan daraltarak oyunu dengede götürmesi çok önemliydi.1-0 'dan sonra artan Juventus baskısına Chedjou ve Semih'in sakatlanmasıyla oyuna dahil olan Gökhan Zan ile karşı koyduk.Pirlo'nun, kanatlarda Asamoah ve Lichtsteiner 'i topla buluşturmak için attığı 30 metrelik paslara fazla boşluk vermeden iyi karşı koyduk. Ters toplara, kanatlardan Riera ve Bruma ile zamanında yardım getirmemiz ve Melo-Selçuk ile kademeyi oluşturmamız çok önemliydi. Roberto Mancini , Juventus' un etkili yönlerini takıma iyi anlatmış.İlk yarıda oyuncular savunma anlamında güzel sinyaller verdi.

Galatasaray, ikinci yarının başlama düdüğüyle beraber tamamen kendi yarı sahasında oyunu kabul etti.11 kişi topun arkasına geçerek , Juventus'a boş alan bırakmamak ilk öncelikti.Galatasaray, Sneijder'den bu maçtada gerekli verimi alamazken,Pirlo ikinci yarıda da oyuna hükmetmeye devam etti.Galatasaray adına bekleneni veremeyen iki isimden Riera ve Sneijder'in yerlerine Amrabat(60.dk) ve Umut Bulut(73.dk) dahil oldu.Roberto Mancini, kontra ataklar yakalanabileceği düşüncesiyle Amrabat'ı oyuna alsa da istenilen olmazken;Umut Bulut hamlesi ile Pirlo'nun rahat pas yapmasının önüne kısmende olsa geçildi.Umut Bulut'un pres gücü ile Pirlo etkinliğine önlem alınırken,tamamen uzun topa dönen Galatasaray'a hava hakimiyeti kazandırma stratejisi yerinde bir karar oldu.

77.dakikanın içerisinde Amrabat'ın yaptığı müdahale sonrası hakem Viktor Kassai , penaltı noktasını gösterdi.Maç boyu ikili mücadelelerde ki sertliğe prim tanıyan ve bütün takdir haklarını Juventus lehine kullanan Kassai, Amrabat'ın müdahelesine penaltı yorumunda bulundu.Vidal'in kullandığı penaltı ile skora 1-1 'lik eşitlik gelirken , Juventus baskısı daha da arttı.Galatasaray savunması Juventus ataklarına direnmeye çalışırken 87. dakikada Pirlo'nun ortasında Quagliarella skoru 2-1 'e getirdi.Maç artık bitti derken,yine Drogba'ya gönderilen uzun topun Umut Bulut'a inmesiyle skor 2-2 'ye geldi.Böylelikle çok büyük sıkıntılar ile çıktığımız Juventus müsabakasından 1 puanı hanemize yazdırarak İstanbul'a döndük.

"Tükenmez Umut'um , varsa sarı kırmızı formasında"


Torino'dan kazanılan 1 puana birçoğumuz üzülsek de Kassai gibi bir faciaya rağmen kaybetmediğimize sevinmeliyiz. Ofansif olarak çok iyi şeyler yapamasak da takım savunması adına olumlu sinyaller verdik. Muslera her zamanki gibi muhteşemdi. Chedjou bugüne kadar en iyi performansını sergiledi.Ayrıca Ebuoe'nin yerden kalkmayan tavırlarına isyan etmesi maçın en önemli karesiydi.Yerden kalkmayan futbolcu profilinden ne zaman kurtulacağını çok merak ediyoruz.Futbolun bir erkek oyunu olduğunu ve her pozisyonda yere serilerek takıma kaybettirdiği puanları hatırlamasını kendisine öneriyorum.Semih Kaya'nın sakatlığı sonrası oyuna dahil olan Gökhan Zan, yine gerçek bir profesyonellik örneğiyle, kendisini nasıl hazır tuttuğunu tüm Galatasaraylılara gösterdi. Bruma ofansif olarak bekleneni veremese de takım savunmasına katkısıyla takdiri haketti.

Galatasaray adına maçın en önemli oyuncusu tartışmasız Drogba olurken, 1 gol ve 1 asist ile #ÇareDrogba lakabının hakkını verdi. Galatasaray'a kattıklarıyla gerçekten büyük bir teşekkürü hakediyor. Yazının başlığında vurguladığımız "tükenmez Umut'um varsa sarı kırmızı formasında" bestesinde ki umudumuz olan Umut Bulut'a ayrı bir parantez açmak gerekiyor.Kendisine ne zaman ihtiyaç duysak yedekten gelip görevini layıkıyla yapıyor. Galatasaray'ın bugün kazandığı 1 puanı getiren golü attı.Oyuna girdikten sonra Pirlo'ya yaptığı baskıyla etkinliğini azalttı. Sorunsuz ve gerçek bir profesyonel olarak davranan Umut Bulut, bu gecenin kazananı oldu.

Önümüzde ki Kopenhag maçlarından çıkarabileceğimiz 6 puan , Şampiyonlar Ligi'nde yolumuza devam edebilmek için çok önemli. Torino deplasmanından alınan 1 puanın anlam kazanabilmesi için Kopenhag'ı iki maçta da kayıpsız geçmeliyiz. Juventus ile Arena'da son maçı oynayacağımızı da unutmayalım.Skor 2-1 olunca sevinmeye kalkan densizlere "Galatasaray, bitti demeden bitmez ! "

28 Eylül 2013 Cumartesi

Galatasaray-Ç.Rizespor Maç Yazısı | "Giden Her Sevgilinin Ardından"

"Giden her sevgilinin ardından , hep biz olduk el sallayan !" Bildiğiniz gibi  "Nevizade Geceleri"nin ilk dizeleridir.Aynen böyle bir durum bizimkisi.Efsanemiz Fatih Terim'e,yine arkasından el sallıyoruz ... Öğrencileri ve yardımcıları Ümit Davala , Hasan Şaş ve Taffarel 'e emanetiz. Ligin 6. haftasında Çaykur Rizespor önündeyiz.Tribünler dolu , hava güzel ama yine bir tarafımız eksik !

Fatih Terim'siz ilk maçımıza iyi de başlıyoruz."İlk 20 dakika şok pres" felsefesine tribünlerde ekleniyor , yürüyoruz rakibin üzerine.İçimizden birşeyler koparcasına "Fatih Terim" için bağırıyor taraftarlar.Arena'da "parçalı formalılar" ruhlarını koyuyor ortaya.Gole kadar Burak Yılmaz'ın iki net pozisyonuna , Bruma adeta nazire yapıyor. Kaçan pozisyonlara inat , "Psiko Engin Baytar" çıkıyor sahneye ... "Bende varım" diyor ! Bruma'nın getirdiği topu , sol ayağının içiyle filelere gönderiyor.Sonrası mı ? Bütün takım , soluğu yedek kulübesinde alıyor.Tribünlerde "İmparator Fatih Terim" sesleri Arena'yı inletiyor.


Golden sonra daha büyük bir iştahla dönüyoruz oyuna.Kaldığımız yerden devam ediyoruz.Selçuk İnan'ın frikiği,Bruma'nın, Ribery'den izler taşıyan adam eksiltme ve hız yeteneklerine , bir o kadar ters , son vuruş eksikliği ekleniyor.İlk yarıda Çaykur Rize'yi oyundan silerken kaçan gollere hep beraber yanıyoruz.

İkinci yarının daha rahat geçmesini beklerken ,karşımızda daha dirençli bir Çaykur Rizespor buluyoruz. Karadeniz temsilcisi , Kweuke ile ikinci yarının 40.saniyesinde topu direğe nişanlıyor. Cenk Ahmet'in oyuna girmesiyle daha fazla hücuma çıkıp , orta saha hakimiyetini eline alan Çaykur Rizespor'a , daha fazla pozisyon veriyoruz. 55.dakikada , Sercan Kaya'nın kullandığı kornerde Tevfik Köse skoru 1-1'e getiriyor ve Antalya maçının "devam filmi" başlıyordu.

Golden sonra kendimize gelip , Burak Yılmaz ve Bruma ile pozisyonlar üretirken yine gol kaçırma yarışında liderliğe oynuyoruz."Girmeyince girmiyor" denilesi bir maçı yaşarken , üzerine Selçuk İnan'da ikinci sarıdan oyundan atılıyordu.Galatasaray herşeye rağmen yine pes etmeyip ; pozisyon aramaya , üretmeye , çabalamaya ve gol kaçırmaya devam ederken , takım kaçırmaktan bıkmayınca mücadele de 1-1'lik skor ile tamamlanmış oluyordu.

"Pınarbaşı BRUMA BRUMA Yar Yar Aman"

Yeni transfer Bruma , bu akşam ilk kez 90 dakika oynarken , kendisine inananları mahcup etmedi.(Bruma Hakkında Bilmedikleriniz yazısı için) . Arda Turan'dan sonra,Türk futbolu böyle bir yetenek izlememişti.Bu akşam her pozisyonun içinde vardı.Hücum anlamında tekniği ile adam eksiltip arkadaşlarına pozisyonlar hazırlarken , oyunun defans ve mücadele kısmında da hiçbir zaman yılmadı.Mücadele edip top kazandı ve kazandığı topları da olumlu kullanmayı başardı.Takım oyunu ve pas oyununa yatkınlığı ile takım arkadaşlarına pozisyonlar yaratırken , girdiği pozisyonlarda son vuruş eksikliğine kurban gitti.Galatasaray tribünleri ,19 yaşında ki genç Portekizli'yi izlerken nasıl heyecanlandıysa , diğer takımın taraftarları da bir o kadar heyecanlanmıştır.19 yaşında böyle bir teknik ve yeteneği bizlere izleme imkanı sunan , transferde emeği geçen herkesi tekrardan kutlamak gerek.Galatasaray 'a "2.Ribery" hayırlı olsun (sonu benzemez inşallah) !

Galatasaray-Ç.Rizespor maçının en iyi oyuncusu "Bruma"

Kronikleşen "Burak Yılmaz" Sendromu

Geçen sezonun ilk yarısında ki futbolumuzu bir hatırlayalım.Topa sahip olan (genelde topu eveleyip geveleyen) ,bu seneki kadar pozisyon üretemeyen , mücadele eden , savunma hataları yine ön planda , pres yapan ve girdiği pozisyonları da Burak Yılmaz ve Umut Bulut ile değerlendiren bir Galatasaray vardı. Genel fotoğraf bu şekildeydi. Burada ki kilit oyuncu Burak Yılmaz'dı. Bizim maç boyu girdiğimiz pozisyonları (genelde bu pozisyonlar Burak Yılmaz'a hazırlanır veya Burak Yılmaz o pozisyona girerdi) Burak Yılmaz tabelayı değiştirerek sonuçlandırırdı.Hal böyleyken , devre arasında yaratıcılığı yüksek bir oyuncu aradık.Sneijder bu yaratıcı isim oldu.Yanına bir de yaşayan efsane "Drogba" eklendi.Burak Yılmaz 'a bu iki oyuncu destek verdi.Bu destek sonucu Burak Yılmaz , 2012-2013 sezonunun toplamında çıktığı 39 maçta(Süper Lig ve Şampiyonlar Ligi baz alınmıştır.) 32 gol 8 asist yaptı.Yani takımın attığı 40 gole direk etki yapmıştır.Ayrıca maç başına 0,82 'lik bir gol yüzdesi vardır ki gayet etkileyici bir orandır.(Falcao geçen sezon A.Madrid formasıyla çıktığı 42 resmi maçta 34 gol 3 asist yapmıştır.) Amaç Falcao-Burak Yılmaz karşılaştırması değildir.Amaç,Galatasaray'ın bu sezon aldığı 4 beraberliğin sebebini açıklayabilmektir.Geçen sezon Burak Yılmaz gol atarken maç kazanıyorduk , bu sezon daha fazla pozisyona girip atamayınca , kazanamıyoruz.Bu sezon Burak Yılmaz kendini bulduktan sonra takım yine kazanmaya başlayacaktır.Burada unuttuğumuz bir isim var ki , Çaykur Rizespor maçında ısınmaktan buhar olan Umut Bulut'tur.Formu gayet iyi seviyede olmasına rağmen , Burak Yılmaz'ı kaybetmemek için Umut Bulut'u kaybetmeyi göze alıyoruz.Umut Bulut'un yerine kendinizi koyarsanız ne demek istediğimi anlarsınız.Burak Yılmaz kazanılması gereken bir yetenektir , Umut Bulut'ta ha keza kaybedilmemesi gereken bir pres gücüdür.

"Tam Bağımlı ultrAslan"

Rahmetli Alpaslan Dikmen Ağabeyimizi andığımız bugünlerde (#KahpeEylül ), Çaykur Rizespor maçı daha büyük bir önem arzetti. Hafta içinde Fatih Terim'in arkasında olduklarını ileten ultrAslan , tüm dünyaya kendini hayran bırakan koreografiler oluşturan alt grupları ile beraber , bu maç içinde birşeyler düşünmüşlerdi herhalde ! Merakla stada gidip , tribünleri göz gezdirdiğimizde sadece Alpaslan Dikmen için ufak bir pankart haricinde Fatih Terim'e hazırlanmış tek bir pankart dahi yoktu.Arkasında durduğumuz adamı, İmparator'u bu şekilde mi uğurlayacaktık peki ? Bu mudur tam bağımsız ultrAslan ? "Yönetim izin vermedi" nidalarına hiç girmemek gerek , malum mottomuza ters ! Bizi hiçbir yönetim bağlamamalı ! Bizler "tam bağımsız" taraftar oluşumuyuz ! Ben demiyorum , Rahmetli Alpaslan Ağabeyimiz öyle söylerdi. 2008'in #KahpeEylül'ünden bu yana , yavaş yavaş eriyor bu mottomuz ! Hemde Rahmetli'nin kemiklerini sızlata sızlata eriyor ! Bugünde daha çok sızladığı kesin. Bu gidişle de daha çok sızlayacağa benziyor !

Galatasaray - Ç.Rizespor maçındaki tek pankart !

13 Ağustos 2013 Salı

Değerlendirme | Galatasaray 2013 - 2014 Transfer Sezonu

Aurelien Chedjou

Galatasaray sezonun ilk transferi olarak Lille'de başarılı bir sezon geçiren ve Fransa'da yılın defans oyuncusu seçilen Kamerun vatandaşı Aurelien Chedjou'yu renklerine katarak başladı.Bonservisi için Lille takımına 6,3 Milyon Euro , yıllık 2.2 Milyon Euro sabit transfer ücreti ve 10 Bin Euro maç başı ücreti ile bir kereye mahsus olmak üzere 200 Bin Euro imza ücretiyle anlaşmaya varıldı.Aurelien Chedjou , bir stoper için fazlasıyla iyi bir tekniğe sahip.Kafa toplarında ki etkinliği , süratli yapısı ile önde oynamak isteyen Galatasaray için faydalı bir transfer olarak göze çarpmakta.Şuanda takıma olan uyum sorunu , fiziken hazır olmaması en büyük dezavantajları.Dany'de yaşanılan oyun içerisinde ki "risk alma" olayı Aurelien Chedjou'da fazlasıyla bulunmakta.Geçen sezon Psg ile oynadıkları maçta İbrahimoviç'e defansta attığı çalım buna en bariz örnek.Fatih Terim'in elinde Semih Kaya ile iyi bir ikili olabilirse Şampiyonlar Ligi için ümitler artabilir.



Erman Kılıç

Sivasspor ile sözleşmesi sezon sonu biten Erman Kılıç , bonservis bedeli ödenmeden 2+1 yıllık imzayı atarak Galatasaray'a katıldı.Her sezon için 950 Bin TL sabit transfer ücreti ve 20 Bin TL maçbaşı ücreti şeklinde anlaşma sağlandı.2012-2013 sezonunda Sivasspor ile 44 maça çıkan Erman bu maçlarda 9 gol 14 asist üretti.Asıl mevkisi forvet arkası olsa da sağ ve sol kanatta oynayarak hücum zenginliği yaratması açısından önemli.Gerek uzaktan şutları , gerekse asist özellikleri ile hücum varyasyonu açısından Fatih Terim'in sevdiği tipte bir oyuncu.Yabancı kontenjanı düşünüldüğünde sol kanatta Nordin Amrabat'ın çoğu maçta oynayamayacak olması , Emre Çolak ve Erman Kılıç'ı bu pozisyon için rekabete sokacaktır.



Umut Bulut

2012-2013 sezonunun ilk yarısında takıma çok büyük fayda sağlayan Umut Bulut,bu sene itibariyle bonservisiyle Galatasaray'a transfer oldu.Bonservisi için Toulouse takımına 2.7 Milyon Euro , kendisine ise yıllık 1.75 Milyon Euro (her yıl 50 Bin Euro artışla) ve maç başı 15 Bin Euro olarak anlaşma sağlandı.Umut Bulut ileri uçta yaptığı baskı ve takipçiliği ile geçen sezon oynadığı Süper Lig'de 27 maçta 12 gol attı.2012-2013 Süper Kupa Finali'nde , Fenerbahçe'ye karşı 2 gol atarak sezona çok iyi başlamıştı.Devre arası Drogba hamlesi ve Burak Yılmaz'ın yüksek performansı kendisini kulübeye sürüklese de takımın önemli parçalarından birisiydi.Bu sene 6+0+4 kuralı ile kendisine daha fazla iş düşeceği kesin.Geçen sezon iç saha maçlarında sıklıkla Hamit Altıntop'un yerine sağ kanatta izlemiştik.Bu sene de İmparator rotasyonda kendisine fazlaca şans verecektir.Umut'un en büyük eksiği ise topu ayağında tutup ileride arkadaşlarına pozisyon hazırlayamaması.İleride tek kaldığı zaman topu rakip sahada tutamadığı zaman orta sahaya daha fazla yük biniyor.Tekniğinin yetersiz olması bunda en büyük etken.İyi niyeti ve pres gücü ile bu açıklarını kapatmaya çalışıyor.



Felipe Melo (Pitbull) 

2 sezondur Galatasaray'ın şampiyonluğunda Selçuk İnan ile beraber en büyük pay sahibi olan Felipe Melo , bu sezon itibariyle bonservisiyle takıma katıldı.Juventus'a 3.75 Milyon Euro bonservis bedeli , kendisine 3.1 Milyon Euro sabit transfer ücreti ve 25 Bin Euro maç başı ücret ile 3 yıllık sözleşme imzalandı.Felipe Melo takımın en önemli omurgası.Takım savunmasında ki katkısı , iki bekini ileri çıkaran Galatasaray'ın savunmanın ortasına girerek defansı zaman zaman 3'leyen kurgusunda (Geçen sezon Orduspor ve Mersin İdman Yurdu maçlarında çok daha net görüldü) , kazandığı toplarla ileri başarılı paslarla çıkabilen ve adam eksiltebilme yeteneği ile günümüz ön liberolarından kolaylıkla sıyrılmaktadır.Felipe Melo , 2 sezon içerisinde takımın olmazsa olmazlarından bir oyuncu oldu.İlk senesinde İtalya'da "Yılın Bidonu" seçilmiş bir cv ile endişe verse de , Ali Sami Yen Spor Kompleksi TT Arena'da çıktığı ilk maç olan Liverpool karşısında taraftarla girdiği etkileşim takıma nasıl bir hava kattığının habercisi idi.Sezon içerisinde yaşadığı "Riera Skandalı" bile takımda vazgeçilemez olduğunu ispatladı.Galatasaray'da oynadığı 2. sezonda hazırlık dönemi geçirmemesinin etkisini sezonun ilk yarısı boyunca hissetti.Ancak ikinci yarı ile beraber takımın "isyan bayrağı" rolüne tekrardan bürünerek takımın Şampiyonlar Ligi Çeyrek Final'i görmesinde çok büyük katkı sağladı.Bu sezon transferinin daha erken bitmiş olması ve sezon başı kampının 2.etabı olan Bled Kampı'nda takıma katılması ile geçen sezon yaşanılan fiziksel sorunu kendisine yaşatmayacaktır.

10'un adı Pitbull