Eric Gerets etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Eric Gerets etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Ekim 2013 Cumartesi

Galatasaray - Kardemir Karabükspor Maç Yazısı | "Şınaydarıynan"

Milli maç arası Galatasaray'a uzak ama bir o kadar yakın olmamızı sağladı.Geçirdiğimiz sıkıntılı süreçte ilginin farklı bir noktaya kayması takımın biraz daha sakinleşmesini getirdi.Basın, ilgiyi Milli Takım'a yoğunlaştırınca  Galatasaray'a nefes alabilecek bir zemin oluştu. Florya'da gerçekleştirilen günde "çift idman" pek alıştığımız bir tarz değil. Mancini adına , gördüğü eksikliğin üzerine gidiyor olması olumlu not.Ağzından eksik olmayan "çalışmak" ve "zaman" kelimeleri herşeyi özetliyor.Her ne kadar takımın büyük bölümü Milli Takım maçları sebebiyle bu idmanlardan yırtsa da ; fiziksel açıdan toparlanmak için atılan ilk adımlar olarak kaydedilebilir.

Galatasaray 'ın K.Karabükspor karşısında ilk onbiri.

STRATEJİK DEĞİŞİM

K.Karabükspor maçı öncesi beklentiler, Akhisar maçına oranla, daha saldırgan bir takım izleyeceğimiz yönündeydi.İlk 11'e baktığımızda Ceyhun'un "sağ iç" veya "sağ haf" pozisyonunda başlaması büyük süprizdi. Kadronun geneline baktığımızda ise defansif karakterde Semih,Chedjou,Hakan Balta,Ceyhun,Melo gibi isimlerle daha dengeli bir 11'le karşılaştık.Bu kadro yapısı ile önde baskı veya ofansif futbol hayalden öteye geçemiyor. Galatasaray'ın en büyük başarıları yakaladığı dönemlerde dahi, oyunu "dengede götürme" felsefesi hiçbir zaman Galatasaray'ın genleriyle uyuşmadı. Derwall, Mustafa Denizli, Feldkamp,Fatih Terim, Eric Gerets gibi hocalar hep "hücum" stratejisi üzerine takımlarını oluşturdular.Tek farklı karakter Lucescu oldu.2001-2002 dönemi Galatasaray kadro yapısını düşündüğümüzde ise elde ki malzemeden daha fazlasını beklemenin hayalcilik olacağını da söylemeden geçmeyelim. Galatasaray gibi büyük takımlardan en büyük beklenti, kendi liglerinde hücum anlamında fark yaratmalarıdır. Lucescu 'nun Galatasaray'ı , tam bir denge takımıyken ; istenilen ofansif oyun bir türlü oynanmadığı için camianın tepkilerine maruz kalan bir ekipti.Akıbetini ise hepimiz biliyoruz...

"Galatasaray'a Başkan olarak seçilen Özhan Canaydın , ilk iş olarak  Lucescu' nun yerine Fatih Terim'e imza attırdı."


























"HÜCUM SETLERİ VE KENAR OYUNCULARI "

Galatasaray taraftarı, beklentilerini "denge" takımına doğru yöneltmesi gerekiyor."İlk 20 dakika şok pres akabinde bulunan goller" , skor istenildiği gibi değilse 2.yarıda görülen "kaos futbolu" , "coşkulu oyun" gibi terimler artık Galatasaray'dan uzak ifadeler.Bunda başlıca etken kondisyon olabilir ama unutulmaması gereken bir hususta takımın hücum setlerinin olmayışı.Oyun ikinci bölgeye taşıdığında, takımın ne yapacağı tam bir muamma...Bu konuda hücum setlerinin olmazsa olmazı , iki kenar oyuncusudur.K.Karabükspor maçında Galatasaray'ın sağ tarafını gözünüzün önüne getirdiğinizde , Sabri-Ceyhun-Burak(zaman zaman Drogba) kombinasyonuyla neler üretebileceğini tüm Türkiye iyi bilirken , Mancini'nin yardımcısı Tugay Kerimoğlu'nun daha iyi biliyor olması lazım. Mancini'nin takımı tanımadığını K.Karabükspor maçında Ceyhun Gülselam'ı sağ iç(sağ haf) pozisyonunda oynatarak anladık."Yeni geldi , zaman lazım "sözlerine de eyvallah ! Peki Galatasaray 'ın efsanesi Tugay Kerimoğlu'nun bu konuda kendisini uyarması gerekmez miydi ? Sol tarafta ise ileriye çıkışlarıyla (!) tanınan Hakan Balta 'ya , sol iç pozisyonunda Selçuk İnan eşlik ediyor.Yine o bölgeye yakın oynayan Sneijder bu ekibi destekliyor. Galatasaray'ın işlevsel olabileceği tek yer olan sol kanatta Hakan Balta'nın muhteşem (!) hücum performansı ile üretkenliğin yerlerde gezdiğini söylememiz lazım.Sahaya dizilişde, orta sahada iki kenar adamı kullanılmadığı için kanat varyasyonları tamamen iki bekin omuzlarında. Galatasaray'ın kadrosunda bulunan iki bekte maalesef bu üretkenliği gösterebilecek düzeyde değil.Galatasaray , oyunu kanatlara doğru genişletemediği için , merkezde sıkışıp kalırken ; pozisyon üretebileceği alanı bulmak "samanlıkta iğne aramaya" eşdeğer.Attığımız ilk gole bakarsak, savunmanın göbeğini verkaçlarla delerek pozisyonu hazırladığımızı söyleyebiliriz.Bu kadro yapısında , Bruma veya Amrabat bir şekilde kendisine yer bulması gerekirken ; iki kenar bekten en az birtanesini, ofansif yönü kuvvetli olan Riera veya Ebuoe şeklinde kadroya dahil edilmesi gerekiyor.



























"ŞINAYDARIYNAN"

Hafta ortasında Türkiye'ye karşı attığı golle yıldızlaşan Sneijder , milli maç arasını iyi değerlendiren isim olurken,K.Karabükspor maçını Galatasaray'a kazandıran isim oldu. Geldiği günden bu yana performansıyla eleştrilse de bu maçla birlikte istenilen Sneijder'i izlediğimizi söyleyebiliriz.Ayrıca Wesley Sneijder' in bizim alıştığımız 10 numaralardan olmadığını farkettiğimizi düşünüyorum.Dünyada Wesley Sneijder gibi pas oyununu ve tek topu bu kadar iyi oynayan sayılı adam var.Taraftarın kendisinden beklentisi, "üç kişiyi geçip topu doksana takması" ise daha çok beklenilecek bir hadisedir.Hollanda Milli Takımı'nı Türkiye karşısında izleyenler dikkat ettiyse, 4-3-3'ün sol içinde (sol hafında) ne kadar etkili olduğunu görmüştür.Orada etkili olabilmesi için oyunun kanatlara doğru genişlemesi ve etrafında pas atabileceği boş oyuncular olması gerekiyor. Attığımız ilk golde Drogba ile girdiği duvar pası kendi oyun zekasını gösterirken, ikinci golde ise ceza yayı çevresinde attığı şutlarla "Sniper" etkisi yarattığını yineleyelim. Daha önce ki maçlarda , kenarlardan kullanılan serbest vuruşları Selçuk İnan'ın içeri ortaladığını görüyorduk.K.Karabük maçında Sneijder'in , altı pasa etkili iki duran top kullandığını da hatırlatalım. Sorumluluktan kaçmayan Sneijder'in ,gerektiği zamanlarda sahne alarak Galatasaray'a kazandıracağı daha çok maç var.



9 Eylül 2013 Pazartesi

Analiz | Aydın Yılmaz "Doğmadan Batan Güneş"

Sezon sonunda Galatasaray tarafından teklif edilen sözleşmeyi ücret sebebiyle kabul etmeyen,transfer dönemi boyunca Eskişehirspor ve Antalyaspor'un kapısından dönen Aydın Yılmaz,tekrardan "kürkçü dükkanı"na geri döndü.


1988 İstanbul doğumlu olan Aydın Yılmaz,2001 yılında ayak bastığı Florya'da 2005-2006 sezonunda Eric Gerets döneminde A takıma yükseldi.Hepimizin hatırlayacağı Konya deplasmanında son dakikada attığı golle,Galatasaray'ın efsane şampiyonluğuna çok büyük katkı sağlamıştı.Bu sezondan sonra Aydın'dan beklentiler gün geçtikçe arttı.Hızı ve tekniği , beklentilerin artmasında en büyük sebepti.Galatasaray'ın altyapıdan çıkan öz evlatlarına gösterdiği değere eş olarak büyük bir sahiplenme ile yoluna devam etti.Aydın Yılmaz akabinde ki sezonlarda yeteneğini bir türlü geliştirme imkanı bulamadı.Gerek yaşadığı sakatlıklar gerekse fazla şans bulamaması sebebiyle kiralık olarak başka takımlara gönderilmesine neden oldu.İstanbul Büyükşehir Belediyespor , Manisaspor ve Eskişehirspor denemelerinden de hüsranla ayrıldı.

Fatih Terim'in takımın başına geçmesiyle nispeten daha iyi bir Aydın Yılmaz izlemeye başladık.2011-2012 sezonunda oyuna sonradan girerek takıma getirdiği hareketlenme birçok maçın kazanılmasında etkili oldu.Süper Final'de Beşiktaş ile oynanan müsabakada attığı ikinci gol çok kritikti.Yine Süper Final'de Fenerbahçe'ye kaybedilen 2-1'lik müsabakada kaçırdığı gollerle de bir o kadar şampiyonluğun tehlikeye atılmasına neden oldu.2011-2012 sezonunun geneline bakıldığında uzun süredir beklenen sıçramayı yapamayan Aydın Yılmaz adına olumlu sonuçlanmış ve taraftar umutlanmıştı.2012-2013 sezonunda ise Aydın Yılmaz , Şampiyonlar Ligi'nin kritik virajı olan Braga deplasmanında attığı ikinci gol ile Galatasaray'ı ikinci tura taşıyan adam oldu.Bu sezonda kendisine dair hatırladığımız tek önemli gelişme bundan ibaretti.Bu zamana kadar Galatasaray formasıyla çıktığı 107 maçta 9 gol kaydetti.Kendisinden sonra A takıma yükselen Arda Turan ve Semih Kaya'nın gelişimini hayranlıkla izleyen Galatasaray taraftarı , Aydın Yılmaz'ın ise bir o kadar geriye giden kariyeriyle hayal kırıklığı yaşadı.

Galatasaray formasıyla geçirdiği 7 sezonda 107 maç yapan ve beklentileri karşılayamayan Aydın Yılmaz , sezon sonunda kendisine teklif edilen 700 Bin Euro'yu düşük bularak kabul etmedi.Kendisine kulüp arayan Aydın Yılmaz, Eskişehirspor'la sözleşme aşamasına gelmesine rağmen sonradan çıkan anlaşmazlıklar yüzünden geri adım attı.Antalyaspor'un teklifini de düşük bulup , son olarak Galatasaray'ın 900 Bin Dolar garanti ücretle sunduğu teklifi kabul etti.Son güncelleme ile senede 1,4 Milyon TL kazanan Semih Kaya'dan daha fazla ücret alan Aydın Yılmaz'ın altyapıdan çıkan bir futbolcu olmasına rağmen Galatasaray'ın sunduğu teklifi az bulup sözleşme imzalamaması ; "seni,sen yapan" takımdan 200 Bin Dolar daha fazla koparabilmek için "rest" çeken adamın bu takımda nasıl bir yer edinebileceği büyük merak konusudur.Diğer bir hususta Şampiyonlar Ligi'ne gönderilen 25 kişilik kadroda sezon başında transfer edilen Erman Kılıç'ın yerine Aydın Yılmaz'ın listeye dahil edilişidir.Takımla birlikte sezon öncesi kampı geçirip Galatasaray'la sezona hazırlanan Erman Kılıç'ın yerine sezon öncesi kampını tatilde "yatarak" veya transfer görüşmeleri için "kapı kapı dolaşarak" geçiren Aydın Yılmaz'ın dahil edilmesi büyük bir hata olarak gözükmektedir.Erman Kılıç yaşananlar sonrası taraftarı olduğu Galatasaray'dan Eskişehirspor'a 200 Bin Euro ! bedelle transfer olurken , Aydın Yılmaz sezon öncesi teklif edilen bedelin daha aşağısında olan bir ücrete Galatasaray'a geri dönmüş oldu.Bu zamana kadar kendisinde olan yeteneklerini "geliştirmek" yerine "çürütmeyi" tercih eden Aydın Yılmaz'dan nasıl bir patlama beklendiği ve hangi strateji ile takıma geri kazandırıldığı taraftara izah edilmesi gereken bir husustur.Kanatlarda Amrabat,Emre Çolak,Hamit Altıntop,Bruma,Engin Baytar gibi oyuncuların arkasında nasıl bir forma mücadelesi vereceği ise ayrı bir tartışma konusudur.

Bunca yaşanılan tartışmalara ve yapılan eleştrilere rağmen Galatasaray'ın altyapısından çıktığı için yine Galatasaray taraftarı kendisine sahip çıkacaktır.Ancak daha önce kendisine tanınan kredi,bu sezondan sonra kendisine tanınmayacaktır.Eleştrilerin daha acımasız olacağı kesin.Sahada "ruh" gibi gezinip,kazanacağı paraları düşünerek,iyi bir Aydın Yılmaz'ı izlemeyeceğimiz için kendisine çeki düzen vererek,fiziğini toparlayarak,takım arkadaşlarının seviyesine en yakın sürede çıkmasını ümit ediyorum.