Bursaspor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Bursaspor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Şubat 2014 Pazar

Galatasaray - Bursaspor Maç Yazısı | Kaldı 7 !

Süper Lig'in 19.haftasında Galatasaray,Arena'da konuk ettiği Bursaspor'u 6-0 gibi tarihi bir farkla geçerek, Fenerbahçe ile olan puan farkını 7'ye indirmeyi başardı. Gaziantep deplasmanında "ruhsuz futbol" sebebiyle eleştirilen Galatasaray, hafta boyunca dersine iyi çalışmış. Öncelikle Roberto Mancini'den başlayalım.Geçtiğimiz hafta sistemle çok fazla oynadığı için eleştirilen Roberto Mancini, Bursaspor maçında savunmada 4-1-4-1, hücumda 4-3-3 'ü tercih etti. 90 dakika boyunca bu sistemi disiplinli bir şekilde oynattı. Geçen hafta saha içinde yaşanılan kaos, Bursaspor maçında yaşanmazken; Galatasaray'ın maçı ilk yarım saatte koparması bunda etkiliydi.Galatasaray'ın iştahlı oyununda Mancini'nin emeği büyük.Geçen haftadan beri takıma gerekli uyarıları yapmış ve daha arzulu bir takım yaratmış.Çıkardığı kadro itibariyle daha fazla hücumu düşünen ve geçtiğimiz haftalara göre daha üretken bir yapı oluşturmuş.Bunda,yazının devamında da belirteceğim, iki bekin hücuma katkısı ve Felipe Melo'nun sağ iç pozisyonunda hücuma yönelik oynaması etkili oldu.Kadroya Alex Telles'in gireceği düşünüldüğünde, Roberto Mancini'nin daha alternatifli bir kadro ile yoluna devam edeceğini söylemeliyiz. 

Devre arası kampında takıma yapılan yüklemeler bu maçta etkisini göstermeye başladı. Kampta yapılan yüklemelerin etkisini gösterebilmesi için futbolcuların belli bir dinlenme periyodundan geçmesi gerekiyordu. Bu dönem içerisinde, kupa maçları ve Gaziantep maçı arada kaynamışa benziyor. Antalya ve Gaziantep beraberliği, Elazığ mağlubiyeti kondisyon yüklemelerinin ve ağır antrenmanların sonucunda ortaya çıkan yorgunluğa da bağlanabilir.


Hepiniz Metin Gibi Oynayın, Yenilmekten Sakın Korkmayın !
Galatasaray,son oynadığı Elazığspor ve Bursaspor maçlarında 9 gol atıp, kalesinde hiç gol görmedi. Bu noktada Roberto Mancini'nin 4'lü defans kurgusuyla iki maçta fark yarattığını görebiliyoruz.3-5-2 macerasına atılmanın gereği olmadığını bir çok kez anlattık. Bursaspor maçında Semih Kaya - Hakan Balta tandemi, gerek topu oyuna sokmada, gerek rakibi karşılamada iyi işler yaptı.Maç öncesi en çok çekindiğim Bursasporlu forvet Fernandao'ya bir pozisyon hariç göz açtırmadılar.Dikkatleri çeken bir hususta takımın ikili mücadelelerde rakiplerine sağladığı üstünlük.Galatasaray'ın fiziksel kalitesi artıyor.


Uzun zamandır bahsettiğimiz kanat problemi,Fatih Terim döneminden hatırlayacağımız, iki atak bekle sistemi 2-5-3'e çevirerek çözülmüşe benziyor. İlk olarak Ebuoe'den başlayalım. Bursaspor maçında oynadığı futbol, bütün izleyenleri 2011-2012 sezonuna geri götürmüştür.Özlenen "kara tren" iş başındaydı... Toplu veya topsuz müthiş bindirmeler yaptı. Oyun zekası ve pozisyon bilgisiyle, Galatasaray'ın oyunu genişletmesinde fark yarattı. Sol bek Sabri ise, Arena'da bir başka oynuyor. Arena'da gösterdiği performansı deplasman maçlarına taşıması en büyük temennim. Maç boyunca tempolu oyunu, savunmada ki kademeleri, hücumda ise çizgiye inerek ,kendisiyle dalga geçenlere inat, yaptığı ortalar etkiliydi.İki kanadın bu şekilde efektif çalışması orta saha ve forvet hattını rahatlatırken, Galatasaray'ın sahada fark yaratmasını kolaylaştırdı.İki bekini oyuna sokan Galatasaray, hücum opsiyonlarını fazlalaştırdı.Galatasaray bu yönünü geliştirdiğinde daha üretken bir takım halini alacaktır.

Sneijder'den geceye damga vuran "popo pası" !






















Bursaspor karşısında ön liberoda oynayan Ceyhun Gülselam,zaman zaman savunmanın arasına girerek stoper gibi oynadı. Kafa toplarında ki hakimiyeti, orta sahada bitmek tükenmek bilmeyen enerjisiyle Bursaspor orta sahasına kolay geçit vermedi. Orta sahaya getirdiği sertlik ve dinamizm, şüphesiz Mancini tarafından tercih edilmesinde ki en büyük sebep. Önünde oynayan Melo ve Selçuk gibi oyunu kurup yönlendiren isimler, Ceyhun için büyük şans. Kendisine "Mehmet Topal" rolü çizilmişe benziyor.Topu kazanıp en yakınında ki oyuncuya aktararak basit oynamak... Galatasaray'da görev adamlarına da ihtiyaç olduğu için Ceyhun Gülselam'ı kolay harcamamak gerekli...

Galatasaray formasıyla 100. maçına çıkan Felipe Melo, Galatasaray taraftarı için gerçek bir efsane olma yolunda koşarak ilerliyor. Tartışmasız Galatasaray'ın bu sezon en verimli ve en istikrarlı oyuncusu Felipe Melo. Roberto Mancini, Ceyhun'u ön liberoya monte ettikten sonra, Felipe Melo'nun daha fazla ofansif görev almasını istiyor.Ceyhun'un ön liberoya geçmesiyle,Felipe Melo'da sağ içte ofansif anlamda daha rahat oynadı. Rakibi daha önde karşılaması, takımın savunmaya dönmesi için zaman kazandırırken;yaptığı presle kaptığı topları doğru kullanması Galatasaray'ı ofansif anlamda da bir adım öne taşıdı. Felipe Melo'nun ilk golde Sneijder'e yaptığı asisti bunun en güzel örneği oldu. Güçlü fiziği, tekniği ve hırsıyla yine kendisini izleyenleri büyüledi. Bursaspor maçında takımın güzel futbolu, Selçuk İnan'ı da toparladı. Oyunun Galatasaray kontrolünde kalması, Selçuk İnan'ın "balans ayarı" modunda oynamasına bağlı.Zaman zaman attığı dikine paslar, Serdar Aziz'e ve Civelli'ye takılsa da maç boyunca iyi bir Selçuk İnan performansı izledik.

Gecenin kahramanı şüphesiz Wesley Sneijder oldu. Attığı 3 golle Arena'da ilk hat-trick yapan futbolcu olarak tarihe geçti. Oyunda kaldığı 57 dakika içerisinde, ileri 3'nün solunda, zaman zaman Drogba'nın boşalttığı alanlarda gezinerek oynadı. Wesley Sneijder'in gününde olması, skoru Galatasaray lehine çeviren en büyük faktör oldu. Öyle ki, ilk golde ceza sahasına yaptığı koşu,ikinci golde 30 metreden sol ayağıyla gönderdiği füze ve üçüncü golde ki fırsatçılığıyla sahada fark yarattı.Sergen Yalçın'ın kendisi hakkında söylediği "Sneijder'in bir maçta 3 gol atma ihtimali yok !" ifadesi de tarihte ki yerini aldı. Bursaspor maçından sonra Sniejder'den özür diler diye tahmin ediyorum...

Kanaltürk'te yayınlanan Top Bizde programından...
Galatasaraylı futbolcular, "Taçsız Kral" Metin Oktay'ın doğum gününde kendisine güzel bir hediye sundular.Atılan 6 golün sonrasında tribünler "Metin Oktay" sesleriyle inlerken, kendisinin giydiği 10 numara Wesley Sneijder'in sırtında terledi. Sneijder'de bu formaya layık olmak için 3 golle gecenin kahramanı oldu.Taçsız Kral'ın doğum gününde kendisini özlemle anarken, sezonun geriye kalan haftalarında aynı iştahı ve kazanma arzusunu sıklıkla izleyebilmeyi ümit ediyorum.

7 Ekim 2013 Pazartesi

Transfer | Kurumsal Zihniyetin Son Kurbanı "Oğulcan Çağlayan"

Oğulcan Çağlayan Gaziantepspor'da

Türk futbolunun gelecek vaadeden yeteneği Oğulcan Çağlayan , Gaziantepspor ile 3+1 yıllık sözleşme imzaladı.Oğulcan 2007 yılında Bahçelerüstü Spor Kulübü'nde başlayan futbol yaşantısına , sırasıyla Ankaraspor, Bursa Merinosspor, Bursaspor ile devam ettikten sonra sezon başında Fatih Terim' in ısrarı sonucu Galatasaray alt yapısına kazandırıldı.Transfer süreci ise çok zorlu geçmişti. Bursaspor , Oğulcan Çağlayan transferinin etik olmadığı yönünde bir basın açıklaması ile fitili ateşlemişti.Daha sonra oyuncunun menejeri Togutay Yarar , "18 yaşından küçük bir oyuncunun ailesinin ikamet ettiği şehirde oynayabilir" şeklinde bir kural olduğunu ve bu kuralın eski TFF başkanlarından rahmetli Hasan Doğan zamanında değiştiğini iletmişti.Ayrıca "Bursaspor' un bu transfere izin vermediği için Ocak ayına kadar , Oğulcan'ın Galatasaray forması giymesinin imkansız olduğunu" da eklemişti.

Bu kadar zorlu geçen bir transfer hikayesinde mutlu sona ulaşılmasına rağmen; Galatasaray'da kurumsal zihniyetin eseri olarak Oğulcan Çağlayan elden kaçtı.Sebep olarak ise 500 bin TL' lik yetiştirme ücretinin Bursaspor'a ödenmemiş olması , Gaziantepspor'un oyuncuya gösterdiği yakın ilgi ve Togutay Yarar'ın oyuncusunu pazarlama stratejisi göz önünde bulundurulabilir.



Galatasaray'da Altyapı Hamleleri

Galatasaray alt yapısında geçtiğimiz senelere nazaran , gelecek vaadeden isimlerin olmayışı ; sezon öncesinde oyuncu taramalarının yoğunlaştırılmasına sebep olmuştu. Bu kapsamda İstanbul Büyükşehir Belediyespor' dan alınan İbrahim Demirbağ ve Auxerre U19 takımından İbrahim Coşkun altyapıya kazandırılmıştı. Bu isimlerin son halkası ve parlayan yıldızı Oğulcan Çağlayan olmuştu. Kuşkusuz altyapıya gereken önemin verildiği bu dönemde , böyle bir kaybın yaşanmaması gerekiyordu. Oğulcan Çağlayan, Bursaspor altyapısında 2 sezonda attığı 70 gol , milli takımlar alt yaş kategorilerinde çıktığı 16 maçta kaydettiği 10 gol ve 1 asist gibi muazzam istatistiklere sahipti.





Kurumsal Zihniyet

"Kurumsallaşan" Galatasaray'ın , yerli rotasyonunda sıkıntılar yaşanırken ; altyapıya katılan böyle değerli bir yeteneği bu kadar kolay kaybetmesi kabul edilebilir bir olay değil. Oğulcan , 5 sene sonra Türkiye'nin parlayan yeteneği olarak gündeme oturduğunda , bu olayın failleri bu kayıp yüzünden Galatasaray tarihinde yerlerini alacaktır.Kurumsal zihniyet bu tarz altyapı hamlelerine önem vermek yerine devre arasında takıma katacakları "çilek" transferleri ile taraftarın gözünü boyamaya çalışacaklardır.Son olarak "sporun beşiği " Galatasaray'ın bugünlere çileklerle değil , kendi ocağından yetiştirdiği Bülent Korkmaz, Okan Buruk , Arda Turan gibi yeteneklerle geldiği unutulmamalıdır.