Analiz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Analiz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Ocak 2014 Çarşamba

Analiz | Transferde "Porto Modeli" ve Izet Hajrovic Kimdir ?

TRANSFERDE "PORTO MODELİ"

Galatasaray'ın Izet Hajrovic hamlesini ilk bakışta "kanat sorununa" çözüm getirmesi açısından değerlendirebiliriz ancak Izet Hajrovic transferi, sade bir kanat oyuncusu transferinden çok daha fazlası...

Galatasaray'ın şuanda ki transfer politikası, futbol dünyasında ismini duyurmaya başlayan genç futbolcuları kadroya katabilmenin üzerine kurulu.Porto, bu politikayı dünya üzerinde en iyi şekilde uygulayan kulüp.Güney Amerika pazarından bulduğu genç futbolcuları Şampiyonlar Ligi'nde parlatarak, Avrupa'nın  önemli kulüplerine büyük bonservis bedelleriyle satarak;senelerce büyük gelirler elde ettiler.Bunu yaparken sportif başarıyı da sürdürmeyi ihmal etmediler.U20 Dünya Kupası'nda kullandığı frikiklerle dikkat çeken Kolombiyalı Quintero, Porto modelinin dünya futboluna sunduğu son yıldızlardan.Sezon başında bonservisinin sadece %50'sini 5 milyon Euro'ya aldıklarını hatırlatalım.

Galatasaray,Fatih Terim'in üçüncü döneminde bu politikayı yavaş yavaş oturtmaya çalıştı. Öncelikle İmparator'un çok istediği Shaqiri transferi bu düşüncenin ürünüydü ancak Bayern Münih devreye girince bu girişim sonuçsuz kalmıştı.Sezon başında Sporting Lisbon'dan transfer edilen Bruma, "Porto" modelinin ilk mahsulüydü. Devre arasına geldiğimizde ise yine süpriz bir isim olan Izet Hajrovic, scoutlar tarafından Galatasaray'a önerildi ve Roberto Mancini'nin onayıyla transferi sonlandırıldı.Sol bek için Galatasaray'ın gündeminde olan Alex Telles ismi de aynı stratejinin devamı.Transfer edilen bu oyunculardan büyük paralar kazanılamayabilir ancak bu futbolcuları transfer edip kadroda yer vermek önemli bir vizyonu gerektirir.Ünal Aysal'ın bu aşamada doğru bir planlama ile hareket ettiğini söylemeliyiz.




Galatasaray'ın iki buçuk yıldır en büyük sorunu,oynanan futbolun merkezde toplanmasıydı. Bu sorunun çözümü için ilk olarak Amrabat transfer edilmişti. Amrabat'ın dar alandan ziyade geniş alan oyuncusu olması ve oyun bilgisinde ciddi "mental" eksiklikleri barındırması; beklenen katkının alınamaması ile neticelendi.Kanat oyuncusu arayışları sezon başı Bruma hamlesi ile farklı bir boyut kazandı.  Bruma dar alanda etkili, ne yapacağı önceden kestirilemeyen ve gelecek için çok önemli sinyaller veren bir oyuncu olarak kadroya dahil edildi.Buraya kadar herşey güzel ancak TFF'nin sezon başı uygulamaya koyduğu 6+0+4 kuralı, Bruma'nın düzenli forma giymesini engelledi. Yabancı kontenjanından dolayı Bruma'dan istediği katkıyı alamayan Galatasaray'da, yeniden kanat oyuncusu arayışları başladı.

Yeni transfer Izet Hajrovic ise bu iki transferden çıkartılan derslerin toplamı.Bu noktada, Izet Hajrovic'in Türk statüsünde oynaması çok önemli.Türk statüsünü alabilmesi için Galatasaray'ın gereken hukuksal hazırlıkları önceden yaptığı biliniyor.Şu ana kadar gelen haberlerde bunu doğrular nitelikte.Resmi imzanın atılmasının ardından Türk statüsünde oynayabilmesi için başvuru en yakın sürede yapılacak.Gerekli izinler alınabilirse Galatasaray'ın sağ kanat sorunu uzun yıllar rafa kalkacaktır.

IZET HAJROVIC KİMDİR ?

Hajrovic'in oyun tarzını, Miroslav Stoch'un sağ kanat versiyonu olarak yorumlayabiliriz. Sağ kanattan taşıdığı topları, soluna çekip attığı şutları sıklıkla izleyeceğiz.Sol ayağının çok kuvvetli olduğunu ve duran toplarda ki yeteneğinin muazzam olduğunu belirtmeliyiz.Bu sezon Galatasaray'ın kornerden hiç gol atamadığını hatırlarsak,sol ayağıyla altı pasa kullanacağı kornerler Galatasaray'da önemli bir hücum silahı halini alabilir.Frikikler konusunda Galatasaray'da Selçuk İnan, Drogba ve Sneijder gibi isimlerin arkasında kendisine sıra gelebileceğini pek düşünmüyorum.

Hajrovic önceki sezonlarda,forvet arkasında da görev almış bir futbolcudur.Bu sezon Grasshoppers Teknik Direktörü Michael Skibbe , 4-2-3-1'in sağ kanadında Hajrovic'i görevlendirdi.Sol kanatta oynadığı dönemlerde ise üretkenliğinin düştüğünü söylemeliyiz.Ters ayakla oynadığı sağ kanatta gole daha yakın olduğunu belirtmekte fayda var.Izet Hajrovic'in sağ kanattan sürekli "içeriye kat yapan" oyun tarzı, zaman zaman oyunun merkeze yığılmasına neden olabiliyor. Galatasaray bu noktada sağ bek oynayan Ebuoe ve Sabri'nin kenar bindirmelerine ihtiyaç duyabilir. Hajrovic'in dar alanda ki oyunu, Bruma kadar etkili olmasa da top tekniğinin bir kanat oyuncusu için yeterli düzeyde olduğunu söyleyebiliriz. Fiziksel yapısı bakımından Shaqiri'yi anımsatan Hajrovic'in,en büyük artılarından birisi defans arasına yaptığı çapraz koşular. Sneijder ve Selçuk İnan gibi pas özellikleri iyi olan oyuncuların kendisini besleyeceği düşünüldüğünde, Izet Hajrovic'in çok rahat pozisyona girebileceğini söylemeliyiz.Günümüz futbolunda,kanat oyuncularının gol yollarında ki etkinliği çok önemli.Bu aşamada Hajrovic gibi potansiyelli bir futbolcunun takıma kazandırılması,Galatasaray'ın hücum gücü açısından çok önemli.

Yine patlayıcı kuvvetinin yüksek oluşu ve hareket halindeyken yön değiştirip etkili şutlar çıkartabilmesi futbolunda ki farklı bir hücum özelliği.Bunun en güzel örneği Bosna Hersek formasıyla Slovakya'ya attığı gol.Oyun içerisinde vitesi bir anda arttırıp geniş alanda kendisine pozisyon hazırlayabilir veya boşalttığı alanlarda Burak Yılmaz ve Drogba'yı pozisyona sokabilir.Forvet arkası oynama becerisi yüksektir. Savunma kısmında ise taktik disipline sadık kaldığını söyleyebiliriz. Özellikle rakip beki takip ederek savunmaya yardıma geldiğini sıklıkla görürüz.

Her şeyden önce Galatasaray'ın gelecek yıllar adına önemli bir transfer hamlesini gerçekleştirdiğini söylemeliyiz.Başta da söylediğimiz gibi bu transferin anlam kazanabilmesi için Izet Hajrovic'in Türk statüsünde oynaması gerekmektedir.Aksi takdirde yabancı kontenjanından dolayı tribünde oturtulan Bruma'nın yanına, bir diğer genç yeteneği eklemiş oluruz.Son olarak Izet Hajrovic,potansiyeli yüksek bir oyuncu olsa da mental olarak kendisini geliştirmesi gereken bir yetenektir.Taraftarın kendisine sabır göstermesi bu aşamada büyük önem arz ediyor.

Hajrovic,Galatasaray'da

25 Aralık 2013 Çarşamba

Analiz | Galatasaray Daikin - Rc Cannes Eşleşmesine Dair

Galatasaray Daikin’inDenizbank CEV Şampiyonlar Ligi Playoff ilk turundaki rakibi Fransa’nın güçlü ve istikrarlı temsilcisi RC Cannes oldu.

RC Cannes takımını mercek altına almadan önce; bir voleybol sever olarak, Denizbank CEV Şampiyonlar Ligi’nde ki diğer temsilcilerimiz Vakıfbank ve Eczacıbaşı’nın da playoff ilk karşılaşmalarına grup birincisi olarak katılacağını belirtelim.Böylesine güçlü olduğumuz bir spor dalı olan voleybolun, ülkemizde daha iyi yerlere gelmesi, en büyük dileklerimden bir tanesidir.



RC Cannes’a gelecek olursak, Denizbank CEV Şampiyonlar Ligi’nde yıllardır ortalama bir bütçe ile final four kovalayan ve istikrarlı bir şekilde önemli başarılara imza atan bir ekip.Bu sene takım içerisinde birkaç sorun yaşasalar da yine playoff’un ilk turuna Eczacıbaşı’nın ardından grupta ikinci olarak adlarını yazdırmayı başardılar.Bu sezon Fransa Pro A’da, sadece 1 set kaybederek 11’de 11’le liderliklerini sürdürüyorlar.RC Cannes, Fransa Ligi’ne 1998’den beri ambargo koymuş durumda.

RC Cannes’in kadrosunda,yaşlanmasına rağmen dünyanın en iyi orta oyuncularından olan Victoria Ravva, Sırbistan Milli Takımı’nın önemli orta oyuncularından biri olan Milena Rasic,yine Sırbistan Milli Takımı’nın pasörlerinden Ana Antonijevic,İtalyan pasör çaprazı Nadia Centoni,tecrübeli Bulgar smaçör Eva Yaneva ve Almanya Milli Takımı’nın orta oyuncularından Corina Ssuschke gibi oyuncular bulunuyor.RC Cannes takımının antrenörlüğünü Çinli Yan Fang yapmaktadır.





Grup aşamasında iki mağlubiyetini de Eczacıbaşı’ndan alan RC Cannes’ın, en büyük sorunu servis karşılamada.İyi manşet aldıklarında,orta oyuncularını devreye iyi sokan bir pasöre ve hızlı toplara hem tek ayakta hem de ortadan çok iyi hücum edebilen orta oyunculara sahipler.Aynı zamanda defalarca İtalya Milli Takımı formasını giyen ve geçmişte de Türk takımlarına karşı oynarken, skorer oyunuyla dikkat çeken pasör çaprazı Nadia Centoni takımının en büyük kozlarından.Ayrıca takım halinde blokta da iyi yerleşebilen RC Cannes’ın, bu sene eskisi kadar güçlü bir oyun ortaya koyamasa da; özellikle kendi evinde seyircisi ile bütünleşebilen, tecrübeli bir takım olduğunu unutmamak gerekir.

Galatasaray Daikin’e gelecek olursak, zaman zaman manşet sıkıntısı yaşasak da güçlü hücum silahları olan bir takım olduğumuz unutulmamalıdır.Kağıt üzerinde daha güçlü bir kadroya sahip olan Galatasaray Daikin, manşette belli bir seviyenin altına düşmezse; bu iki karşılaşmadan da galip ayrılacaktır.



Geçen sezondan beri rakip takımların en büyük hedefi, Neriman Özsoy’u manşette yıpratarak, hücumda ki etkinliğini azaltmak. Neriman Özsoy servis karşılamada sorun yaşasa da defanstan çıkardığı toplarla ya da kritik yerlerde yaptığı bloklarla oyunun içinde kalmayı başarıyor.

RC Cannes maçlarında, Lo Bianco’nun hücumda özellikle Montano’yu yüksek toplarla kullanması ya da Japon yıldızımız Saori Kimura ile hızlı oynayarak onu devreye sokması çok önemli. Sezon başı transferinden sonra kafamda soru işaretleri bırakan ancak geldiği günden bu yana hemen hemen her maç kusursuz performansıyla göz dolduran Stefana Veljkovic’in de, ortadan hızlı toplarla devrede olması turu geçebilmemiz için büyük önem taşıyor.Yıllarca İtalya Milli Takımı ve Bergamo takımında,orta oyuncularını aktif olarak kullanan bir pasör olan Lo Bianco’nun, gelen iyi manşetler sonucunda doğru oyunu kuracağından şüphem yok.Zaman zaman manşette sorun yaşasa da, kırılma anlarında yaptığı kritik defanslarla takımımıza nefes aldıran liberomuz Nihan, RC Cannes serisinde özellikle servis karşılamada daha dikkatli olması gerekiyor.


Takım halinde iyi servis atan ve sezon boyunca bir çok maçta 2-0’dan geri dönüşleriyle adından söz ettiren Galatasaray Daikin,oynanacak bu iki maçta da gerekeni yapıp bir üst tura ismini yazdıracaktır. Tur atlamaları durumunda da rakibinin diğer playoff mücadelesinden galip çıkması muhtemel Vakıfbank olacağını da hatırlatmadan geçmemek gerekir.Olası bir eşleşmede, her koşulda Türk voleybolu kazanacaktır. Ancak temennimiz, "Dişi Aslanlarımızın" bir üst tura adını yazdırması ve Rabita Bakü tarafından düzenlenecek olan Final Four organizasyonunda ülkemizi temsil etmesidir.

9 Eylül 2013 Pazartesi

Analiz | Aydın Yılmaz "Doğmadan Batan Güneş"

Sezon sonunda Galatasaray tarafından teklif edilen sözleşmeyi ücret sebebiyle kabul etmeyen,transfer dönemi boyunca Eskişehirspor ve Antalyaspor'un kapısından dönen Aydın Yılmaz,tekrardan "kürkçü dükkanı"na geri döndü.


1988 İstanbul doğumlu olan Aydın Yılmaz,2001 yılında ayak bastığı Florya'da 2005-2006 sezonunda Eric Gerets döneminde A takıma yükseldi.Hepimizin hatırlayacağı Konya deplasmanında son dakikada attığı golle,Galatasaray'ın efsane şampiyonluğuna çok büyük katkı sağlamıştı.Bu sezondan sonra Aydın'dan beklentiler gün geçtikçe arttı.Hızı ve tekniği , beklentilerin artmasında en büyük sebepti.Galatasaray'ın altyapıdan çıkan öz evlatlarına gösterdiği değere eş olarak büyük bir sahiplenme ile yoluna devam etti.Aydın Yılmaz akabinde ki sezonlarda yeteneğini bir türlü geliştirme imkanı bulamadı.Gerek yaşadığı sakatlıklar gerekse fazla şans bulamaması sebebiyle kiralık olarak başka takımlara gönderilmesine neden oldu.İstanbul Büyükşehir Belediyespor , Manisaspor ve Eskişehirspor denemelerinden de hüsranla ayrıldı.

Fatih Terim'in takımın başına geçmesiyle nispeten daha iyi bir Aydın Yılmaz izlemeye başladık.2011-2012 sezonunda oyuna sonradan girerek takıma getirdiği hareketlenme birçok maçın kazanılmasında etkili oldu.Süper Final'de Beşiktaş ile oynanan müsabakada attığı ikinci gol çok kritikti.Yine Süper Final'de Fenerbahçe'ye kaybedilen 2-1'lik müsabakada kaçırdığı gollerle de bir o kadar şampiyonluğun tehlikeye atılmasına neden oldu.2011-2012 sezonunun geneline bakıldığında uzun süredir beklenen sıçramayı yapamayan Aydın Yılmaz adına olumlu sonuçlanmış ve taraftar umutlanmıştı.2012-2013 sezonunda ise Aydın Yılmaz , Şampiyonlar Ligi'nin kritik virajı olan Braga deplasmanında attığı ikinci gol ile Galatasaray'ı ikinci tura taşıyan adam oldu.Bu sezonda kendisine dair hatırladığımız tek önemli gelişme bundan ibaretti.Bu zamana kadar Galatasaray formasıyla çıktığı 107 maçta 9 gol kaydetti.Kendisinden sonra A takıma yükselen Arda Turan ve Semih Kaya'nın gelişimini hayranlıkla izleyen Galatasaray taraftarı , Aydın Yılmaz'ın ise bir o kadar geriye giden kariyeriyle hayal kırıklığı yaşadı.

Galatasaray formasıyla geçirdiği 7 sezonda 107 maç yapan ve beklentileri karşılayamayan Aydın Yılmaz , sezon sonunda kendisine teklif edilen 700 Bin Euro'yu düşük bularak kabul etmedi.Kendisine kulüp arayan Aydın Yılmaz, Eskişehirspor'la sözleşme aşamasına gelmesine rağmen sonradan çıkan anlaşmazlıklar yüzünden geri adım attı.Antalyaspor'un teklifini de düşük bulup , son olarak Galatasaray'ın 900 Bin Dolar garanti ücretle sunduğu teklifi kabul etti.Son güncelleme ile senede 1,4 Milyon TL kazanan Semih Kaya'dan daha fazla ücret alan Aydın Yılmaz'ın altyapıdan çıkan bir futbolcu olmasına rağmen Galatasaray'ın sunduğu teklifi az bulup sözleşme imzalamaması ; "seni,sen yapan" takımdan 200 Bin Dolar daha fazla koparabilmek için "rest" çeken adamın bu takımda nasıl bir yer edinebileceği büyük merak konusudur.Diğer bir hususta Şampiyonlar Ligi'ne gönderilen 25 kişilik kadroda sezon başında transfer edilen Erman Kılıç'ın yerine Aydın Yılmaz'ın listeye dahil edilişidir.Takımla birlikte sezon öncesi kampı geçirip Galatasaray'la sezona hazırlanan Erman Kılıç'ın yerine sezon öncesi kampını tatilde "yatarak" veya transfer görüşmeleri için "kapı kapı dolaşarak" geçiren Aydın Yılmaz'ın dahil edilmesi büyük bir hata olarak gözükmektedir.Erman Kılıç yaşananlar sonrası taraftarı olduğu Galatasaray'dan Eskişehirspor'a 200 Bin Euro ! bedelle transfer olurken , Aydın Yılmaz sezon öncesi teklif edilen bedelin daha aşağısında olan bir ücrete Galatasaray'a geri dönmüş oldu.Bu zamana kadar kendisinde olan yeteneklerini "geliştirmek" yerine "çürütmeyi" tercih eden Aydın Yılmaz'dan nasıl bir patlama beklendiği ve hangi strateji ile takıma geri kazandırıldığı taraftara izah edilmesi gereken bir husustur.Kanatlarda Amrabat,Emre Çolak,Hamit Altıntop,Bruma,Engin Baytar gibi oyuncuların arkasında nasıl bir forma mücadelesi vereceği ise ayrı bir tartışma konusudur.

Bunca yaşanılan tartışmalara ve yapılan eleştrilere rağmen Galatasaray'ın altyapısından çıktığı için yine Galatasaray taraftarı kendisine sahip çıkacaktır.Ancak daha önce kendisine tanınan kredi,bu sezondan sonra kendisine tanınmayacaktır.Eleştrilerin daha acımasız olacağı kesin.Sahada "ruh" gibi gezinip,kazanacağı paraları düşünerek,iyi bir Aydın Yılmaz'ı izlemeyeceğimiz için kendisine çeki düzen vererek,fiziğini toparlayarak,takım arkadaşlarının seviyesine en yakın sürede çıkmasını ümit ediyorum.


2 Eylül 2013 Pazartesi

Analiz | "Bruma" Hakkında Bilmedikleriniz

Armindo Tue Na Bangna "BRUMA"

Galatasaray'ın uzun süredir peşinde olduğu Armindo Tue Na Bangna "BRUMA" da mutlu sona ulaştı.Kısaca genel kariyerinden bahsettikten sonra kendisine sunulan milyon euroların sebebine değinelim.

1994'de Guinea-Bissau doğumlu olmasına rağmen Portekiz pasaportu ile U20 Dünya Kupası'nda dikkatleri çeken Bruma, Türkiye'de düzenlenen turnuvada etkili bir performans sergiledi.Turnuva boyunca 4 maçta 5 gol ve 2 asist ile oynadı.Ayrıca sergilediği futbol ile turnuvayı izleyen "scout"ları kendisine hayran bırakmayı başardı.

Bruma , Sporting Lisbon altyapısının yeni nesil yıldızlarından.Daha önce futbol dünyasına Figo , Ronaldo ve Quaresma gibi yıldızları hediye eden Sporting Lisbon'da Tiago Ilori ile beraber Bruma , bu senenin göze batan yıldız adayları olarak gösteriliyordu.Tiago Ilori 8,2 Milyon Euro'ya Liverpool'un yolunu tutarken,10+2 Milyon Euro bedelle Bruma'da Galatasaray'a transfer oldu.


Bruma geçtiğimiz sezon S.Lisbon formasıyla çıktığı 13 maçta 1 gol ve 4 asist kaydetti.Hız ve dayanıklılığının yanında iyi sayılabilecek bir tekniğe sahip.Rakipleriyle girdiği ikili mücadelelerde kolay kolay yıkılmayan ve oyununa "futbol zeka"sını da ekleyen Bruma , dünya futbolunda aranılan kanat oyuncularından biri haline geldi.22 yaşında ki "Emre Çolak" ile kıyasladığımızda  Bruma'nın 19 yaşında olmasına rağmen,yere sağlam basan bir oyuncu olduğunu söyleyebiliriz.Bruma,ofans bölgesinde her iki kanatta ve gerektiğinde forvet bölgesinde görev alabiliyor.Her iki ayağını da etkili kullanan Bruma'nın en etkili silahı açık alanda yaptığı sprintlerle kaleye dikine gidebiliyor olması.Bu konuda Amrabat ile örtüşen bir özelliği var.Aralarında ki bariz fark ise Amrabat sol kanatta oynadığında topu sağa çekip orta yapacağı tüm defans oyuncuları tarafından iyi bilinirken Bruma'nın çizgiye inip orta açabilmesi ve kaleye paralel çalım atıyor olması.Bruma'nın pozisyon bilgiside Fatih Terim'in Galatasaray'ında rahatlıkla oynayabilecek düzeyde.Orta dörtlünün sol kanadında oynayacağı düşünüldüğünde, pas alışverişine katkısı,savunmaya yardım etmesi ve ön tarafta uygulanabilecek prese ayak uydurabilmesinde zorluk yaşamayacaktır.Daha yaşının 19 olması ve gelecek için büyük ümitler beslenen bir yıldız adayının Galatasaray'a kazandırılması bu açıdan çok önemli.

Bruma transferiyle Galatasaray'ı 4-2-3-1 veya 4-3-3 dizilişiyle Avrupa'da izleyebiliriz.4-2-3-1 formatıyla çıktığımız  hazırlık maçlarında ve Süper Kupa Finali'nde başarılı bir oyun oynanmıştı.Bruma'da bu sisteme uygun bir oyuncu.Bu tarz kanat oyuncularının Galatasaray'da olması,2 senedir orta sahaya sıkışan veya sıkıştırılan oyun mantalitesinin daha geniş bir alana yayılmasını , kanat akınlarının daha fazla yapılabilmesini sağlayacaktır.Şuanda Galatasaray'ın en büyük sorunu oyunu genişletememesidir.Bruma bu sıkıntıyı giderebilecek bir oyuncu.Fatih Terim'in kendisi çok fazla istemesinde ki en büyük etkende bu olsa gerek.

Bruma'nın bonservisi bonuslarla beraber 12 Milyon Euro'ya geliyor.Kendisine ödenecek ücret ise 1,3 Milyon Euro civarında.İlk bakışta yüksek bir meblağ olarak görünebilir.Olaya bir de şu açıdan bakmakta fayda var.Yine U 20 Dünya Kupası öncesi Porto'ya katılan Kolombiyalı Quintero için sadece bonservisinin %50'sine 5 Milyon Euro ödendiğini unutmamak lazım.Bu tip genç oyuncu transferlerini Porto Barcelona Arsenal gibi takımlar yaptığında , onların "scout sistemlerini" övmeyi kendimize borç bilirken , kendi ülkemizden bir takımın böyle bir girişimine "bonservisi çok yüksek yea" gibi söylemlerin samimiyetini yitirdiğini unutmamak lazım.Türk futbolunda 100 Bin Dolar uğruna kaybedilen Franck Ribery'nin acısı hala gönüllerde yerini korurken,Bruma gibi büyük bir yeteneğin Türk futboluna kazandırılıyor olması büyük bir şanstır.En azından vadesi dolmuş yıldızların ligi olan Spor Toto Süper Lig'in marka değerini ve kalitesini arttırmak için bu tarz hamlelere ihtiyacımızın olduğu açıktır.

29 Ağustos 2013 Perşembe

Analiz | Şampiyonlar Ligi Grup Maçları Öncesi

2013-2014 sezonu Şampiyonlar Ligi kuraları çekildi.Fatih Terim'in öğrencileri , Real Madrid,Juventus ve Kopenhag ile beraber B grubunda yer aldı.Kuruluş felsefesi "Türk olmayan takımları yenmek" olan 108 yıllık bir çınarın asıl hedefi yine bu felsefenin ışığında , göğsünde ki Türk bayrağını en iyi şekilde temsil etmek olacaktır.

REAL MADRİD "YARIM KALAN HESAP"






Bu sene ki grubun geçen seneye göre daha zor olduğu bir gerçek.Bu konuda birçoğumuzun ortak bir yanılgısı var.1.torbadan gelen Real Madrid'in süprizlere müsaade etmeden Juventus ve Kopenhag'ı içeride ve dışarıda yenmesi bizim lehimize olur.Bu çizgide R.Madrid'in 4 maçtan 12 puan alması Galatasaray'ın işini kolaylaştıracak bir etken olacaktır.1.torbadan "combo" bir takım olan R.Madrid eğer bizim haricimizde ki takımlara puan kaybederse grupta işleri karıştırıp , Galatasaray'ın bir üst tura çıkma şansını zora sokar.Bu sebeple 1. torbadan R.Madrid'in gelmesi bizim adımıza sevindirici.Geçen sene Şampiyonlar Ligi Çeyrek Finali ilk maçında karşılaştığımız R.Madrid'e ,hakemin de etkisiyle, çok fazla varlık gösteremeden yenilmiştik.Ancak rövanşta oynanan futbol ve 3-2'lik skor,Galatasaray'ın ne kadar büyük bir takım olduğunu Mourinho ve öğrencilerine göstermişti.Maç 3-1 olduktan sonra , ilk maçta verilmeyen penaltıya hepimiz hayıflanmış ve deplasmanda atabileceğimiz bir golün bu turu bize getirecek olmasını düşlemiştik.Ortada yarım bir hesap kalmış durumda.Bu hesabın görüleceği tarih belli.17 Eylül 2013 Salı akşamı geçen seneden kalan hesabın görülmesi gerekiyor.Geçen sene Arena'da bu maçı canlı izleyen şanslı insanlardan birisi olarak şunu söyleyebilirim ki ; Galatasaray , taraftarıyla bütünleşip oynamaya başladığı zaman karşıda olan rakibin pek önemi kalmıyor.10 dakikada atılan 3 gol bunun en güzel örneğiydi.Yine maçı izleyenler hatırlar , 3-1 olduktan sonra Mourinho'nun Albiol'u apar topar oyuna alıp defansı 5'lemesi korkunun insana neler yaptırabileceğini gösterdi.Bütün dünyanın gıpta ile izlediği Real Madrid , meşhur "Los Galacticos" , Galatasaray karşısında 3-0'ın rövanşında skoru korumak için tamamen kendi sahasına çekildi.Drogba'nın ofsayttan sayılmayan golünü hakem vermiş olsa maç 4-1 olacak ve uzatmalar ile beraber son 15 dakikaya girilecekti.

Geçen seneden çıkardığımız birçok ders var.Elimizde ki kadro artık daha tecrübeli ve ayakları yere sağlam basan bir takım.Hücum varyasyonları daha zengin,fizik olarak daha hazır(özellikle Drogba ve Sneijder),savunma kurgusunda hala aksaklıklar olsa da takım olarak birbiri için mücadele eden isimlerden kurulu.Bu sebeplerden Arena'da alınabilecek bir R.Madrid zaferi daha hiçkimse için şaşırtıcı olmamalı.İsterseniz bu kısmı istatistiklere bırakalım.Bugüne dek iki takım arasında oynanan 5 resmi mücadele var.Bu maçların 3'ünü Galatasaray , 2'sini Real Madrid kazandı."İstatistikler mini etek gibidir,çoğu şeyi gösterir ama önemli olan şeyi göstermez"(Geçen sezondan F.Terim vecizesi)

JUVENTUS (TORİNO'DAN TEKRAR DOĞAN GÜNEŞ)



B grubuna 2.torbadan gelen tanıdık bir takımda Juventus.İki senedir Conte yönetiminde İtalya Ligi şampiyonluğunu kazandılar.Bu sezonun başında oynanan İtalya Süper Kupası'nı Lazio'yu 4-0 yenerek müzelerine götürdüler.Yeni transferlerden Carlos Tevez,Llorente,Ogbonna gibi isimlerle kadrolarını güçlendirdiler.Sistem olarak bize ters gelebilecek 3-5-2 oynuyorlar.Bu sistem zaman zaman 3-4-3'e de dönebiliyor.Oyun olarak herşey "Başbakan Pirlo"nun üzerine kurulu.Bizde ki Selçuk İnan'ın görevi Juventus'ta Pirlo üstleniyor.Asamoah ve Lichtsteiner 'in kanatlarda devamlılık sağlaması , orta sahada Vidal ve Pogba gibi fizik olarak çok kuvvetli iki ismin olması işimizi zorlaştıracak başlıca etmenler.İleride yeni transferlerden Carlos Tevez,Llorente ve Vucinic gibi isimler Juventus'un skor yükünü çekiyor.

Juventus karşısında Galatasaray'ın üzerinde duracağı başlıca husus orta saha olacaktır.Felipe Melo ve Selçuk İnan'a bu maçlarda Sneijder'in ve Hamit Altıntop'un çok daha fazla yardım etmesi gerekebilir.Fizik olarak ezilmemek için takım olarak topun arkasına geçip Pirlo'yu durdurmayı başarmalıyız.Topu kazandığımızda 3'lü savunmanın zaaflarından faydalabilmek adına Burak Yılmaz'ın defans arkası koşularına çok daha fazla ihtiyacımız olacak.Grubun en kritik maçları bu iki takım arasında oynanacak mücadeleler.İlk maç 2 Ekim tarihinde Torino'da oynanacak.Bu tarihe kadar Galatasaray'ın muhtemel kanat oyuncusu transferini sonlandırıp hazır hale gelmesi çok önemli.Grubun son maçı yine Juventus ile Arena'da oynanacak.Bu açıdan bizim için bir avantaj söz konusu.Düğümün çözülmesi son maça kalırsa taraftarında etkisiyle Arena'dan zaferle ayrılmak imkansız değil.

FC COPENHAGEN(PARKEN'İN SAHİPLERİ)


Yukarıda bahsedilen tezlerin gerçekleşmesi için Kopenhag'ın iki maçta da mağlup edilmesi ve iki maçtan alınacak 6 puanla Kopenhag'ı grubun son sırasına itilmesi gerekiyor.Kopenhag'a karşı olası bir puan kaybı durumunda , gruptan çıkmak Galatasaray için imkansıza yakın bir hal alıyor.Bu sebepten Galatasaray tarihinde önemli bir yeri olan Parken Stadı'nda grubun 4.maçı olan Kopenhag-Galatasaray maçının kayıpsız geçilerek yola devam edilmesi gerekiyor.

Grup ne kadar zor olursa olsun , Avrupa'da Türkiye'nin yüz akı olan Galatasaray yine destansı maçlara imza atarak unutulmazlar arasına girecek,tekrardan yüzümüz güldürecektir.

Son olarak tüm fikstürü paylaşarak Galatasaray'a başarılar diliyorum.

17 Eylül 2013 Salı
Galatasaray - Real Madrid
Kopenhag - Juventus

2 Ekim 2013 Çarşamba
Juventus - Galatasaray
Real Madrid - Kopenhag

23 Ekim 2013 Çarşamba
Galatasaray - Kopenhag
Real Madrid - Juventus

5 Kasım 2013 Salı
Juventus - Real Madrid
Kopenhag - Galatasaray

27 Kasım 2013 Çarşamba
Real Madrid - Galatasaray
Juventus - Kopenhag

10 Aralık 2013 Salı
Galatasaray - Juventus
Kopenhag - Real Madrid