Transfer etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Transfer etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Ocak 2014 Çarşamba

Analiz | Transferde "Porto Modeli" ve Izet Hajrovic Kimdir ?

TRANSFERDE "PORTO MODELİ"

Galatasaray'ın Izet Hajrovic hamlesini ilk bakışta "kanat sorununa" çözüm getirmesi açısından değerlendirebiliriz ancak Izet Hajrovic transferi, sade bir kanat oyuncusu transferinden çok daha fazlası...

Galatasaray'ın şuanda ki transfer politikası, futbol dünyasında ismini duyurmaya başlayan genç futbolcuları kadroya katabilmenin üzerine kurulu.Porto, bu politikayı dünya üzerinde en iyi şekilde uygulayan kulüp.Güney Amerika pazarından bulduğu genç futbolcuları Şampiyonlar Ligi'nde parlatarak, Avrupa'nın  önemli kulüplerine büyük bonservis bedelleriyle satarak;senelerce büyük gelirler elde ettiler.Bunu yaparken sportif başarıyı da sürdürmeyi ihmal etmediler.U20 Dünya Kupası'nda kullandığı frikiklerle dikkat çeken Kolombiyalı Quintero, Porto modelinin dünya futboluna sunduğu son yıldızlardan.Sezon başında bonservisinin sadece %50'sini 5 milyon Euro'ya aldıklarını hatırlatalım.

Galatasaray,Fatih Terim'in üçüncü döneminde bu politikayı yavaş yavaş oturtmaya çalıştı. Öncelikle İmparator'un çok istediği Shaqiri transferi bu düşüncenin ürünüydü ancak Bayern Münih devreye girince bu girişim sonuçsuz kalmıştı.Sezon başında Sporting Lisbon'dan transfer edilen Bruma, "Porto" modelinin ilk mahsulüydü. Devre arasına geldiğimizde ise yine süpriz bir isim olan Izet Hajrovic, scoutlar tarafından Galatasaray'a önerildi ve Roberto Mancini'nin onayıyla transferi sonlandırıldı.Sol bek için Galatasaray'ın gündeminde olan Alex Telles ismi de aynı stratejinin devamı.Transfer edilen bu oyunculardan büyük paralar kazanılamayabilir ancak bu futbolcuları transfer edip kadroda yer vermek önemli bir vizyonu gerektirir.Ünal Aysal'ın bu aşamada doğru bir planlama ile hareket ettiğini söylemeliyiz.




Galatasaray'ın iki buçuk yıldır en büyük sorunu,oynanan futbolun merkezde toplanmasıydı. Bu sorunun çözümü için ilk olarak Amrabat transfer edilmişti. Amrabat'ın dar alandan ziyade geniş alan oyuncusu olması ve oyun bilgisinde ciddi "mental" eksiklikleri barındırması; beklenen katkının alınamaması ile neticelendi.Kanat oyuncusu arayışları sezon başı Bruma hamlesi ile farklı bir boyut kazandı.  Bruma dar alanda etkili, ne yapacağı önceden kestirilemeyen ve gelecek için çok önemli sinyaller veren bir oyuncu olarak kadroya dahil edildi.Buraya kadar herşey güzel ancak TFF'nin sezon başı uygulamaya koyduğu 6+0+4 kuralı, Bruma'nın düzenli forma giymesini engelledi. Yabancı kontenjanından dolayı Bruma'dan istediği katkıyı alamayan Galatasaray'da, yeniden kanat oyuncusu arayışları başladı.

Yeni transfer Izet Hajrovic ise bu iki transferden çıkartılan derslerin toplamı.Bu noktada, Izet Hajrovic'in Türk statüsünde oynaması çok önemli.Türk statüsünü alabilmesi için Galatasaray'ın gereken hukuksal hazırlıkları önceden yaptığı biliniyor.Şu ana kadar gelen haberlerde bunu doğrular nitelikte.Resmi imzanın atılmasının ardından Türk statüsünde oynayabilmesi için başvuru en yakın sürede yapılacak.Gerekli izinler alınabilirse Galatasaray'ın sağ kanat sorunu uzun yıllar rafa kalkacaktır.

IZET HAJROVIC KİMDİR ?

Hajrovic'in oyun tarzını, Miroslav Stoch'un sağ kanat versiyonu olarak yorumlayabiliriz. Sağ kanattan taşıdığı topları, soluna çekip attığı şutları sıklıkla izleyeceğiz.Sol ayağının çok kuvvetli olduğunu ve duran toplarda ki yeteneğinin muazzam olduğunu belirtmeliyiz.Bu sezon Galatasaray'ın kornerden hiç gol atamadığını hatırlarsak,sol ayağıyla altı pasa kullanacağı kornerler Galatasaray'da önemli bir hücum silahı halini alabilir.Frikikler konusunda Galatasaray'da Selçuk İnan, Drogba ve Sneijder gibi isimlerin arkasında kendisine sıra gelebileceğini pek düşünmüyorum.

Hajrovic önceki sezonlarda,forvet arkasında da görev almış bir futbolcudur.Bu sezon Grasshoppers Teknik Direktörü Michael Skibbe , 4-2-3-1'in sağ kanadında Hajrovic'i görevlendirdi.Sol kanatta oynadığı dönemlerde ise üretkenliğinin düştüğünü söylemeliyiz.Ters ayakla oynadığı sağ kanatta gole daha yakın olduğunu belirtmekte fayda var.Izet Hajrovic'in sağ kanattan sürekli "içeriye kat yapan" oyun tarzı, zaman zaman oyunun merkeze yığılmasına neden olabiliyor. Galatasaray bu noktada sağ bek oynayan Ebuoe ve Sabri'nin kenar bindirmelerine ihtiyaç duyabilir. Hajrovic'in dar alanda ki oyunu, Bruma kadar etkili olmasa da top tekniğinin bir kanat oyuncusu için yeterli düzeyde olduğunu söyleyebiliriz. Fiziksel yapısı bakımından Shaqiri'yi anımsatan Hajrovic'in,en büyük artılarından birisi defans arasına yaptığı çapraz koşular. Sneijder ve Selçuk İnan gibi pas özellikleri iyi olan oyuncuların kendisini besleyeceği düşünüldüğünde, Izet Hajrovic'in çok rahat pozisyona girebileceğini söylemeliyiz.Günümüz futbolunda,kanat oyuncularının gol yollarında ki etkinliği çok önemli.Bu aşamada Hajrovic gibi potansiyelli bir futbolcunun takıma kazandırılması,Galatasaray'ın hücum gücü açısından çok önemli.

Yine patlayıcı kuvvetinin yüksek oluşu ve hareket halindeyken yön değiştirip etkili şutlar çıkartabilmesi futbolunda ki farklı bir hücum özelliği.Bunun en güzel örneği Bosna Hersek formasıyla Slovakya'ya attığı gol.Oyun içerisinde vitesi bir anda arttırıp geniş alanda kendisine pozisyon hazırlayabilir veya boşalttığı alanlarda Burak Yılmaz ve Drogba'yı pozisyona sokabilir.Forvet arkası oynama becerisi yüksektir. Savunma kısmında ise taktik disipline sadık kaldığını söyleyebiliriz. Özellikle rakip beki takip ederek savunmaya yardıma geldiğini sıklıkla görürüz.

Her şeyden önce Galatasaray'ın gelecek yıllar adına önemli bir transfer hamlesini gerçekleştirdiğini söylemeliyiz.Başta da söylediğimiz gibi bu transferin anlam kazanabilmesi için Izet Hajrovic'in Türk statüsünde oynaması gerekmektedir.Aksi takdirde yabancı kontenjanından dolayı tribünde oturtulan Bruma'nın yanına, bir diğer genç yeteneği eklemiş oluruz.Son olarak Izet Hajrovic,potansiyeli yüksek bir oyuncu olsa da mental olarak kendisini geliştirmesi gereken bir yetenektir.Taraftarın kendisine sabır göstermesi bu aşamada büyük önem arz ediyor.

Hajrovic,Galatasaray'da

7 Ekim 2013 Pazartesi

Transfer | Kurumsal Zihniyetin Son Kurbanı "Oğulcan Çağlayan"

Oğulcan Çağlayan Gaziantepspor'da

Türk futbolunun gelecek vaadeden yeteneği Oğulcan Çağlayan , Gaziantepspor ile 3+1 yıllık sözleşme imzaladı.Oğulcan 2007 yılında Bahçelerüstü Spor Kulübü'nde başlayan futbol yaşantısına , sırasıyla Ankaraspor, Bursa Merinosspor, Bursaspor ile devam ettikten sonra sezon başında Fatih Terim' in ısrarı sonucu Galatasaray alt yapısına kazandırıldı.Transfer süreci ise çok zorlu geçmişti. Bursaspor , Oğulcan Çağlayan transferinin etik olmadığı yönünde bir basın açıklaması ile fitili ateşlemişti.Daha sonra oyuncunun menejeri Togutay Yarar , "18 yaşından küçük bir oyuncunun ailesinin ikamet ettiği şehirde oynayabilir" şeklinde bir kural olduğunu ve bu kuralın eski TFF başkanlarından rahmetli Hasan Doğan zamanında değiştiğini iletmişti.Ayrıca "Bursaspor' un bu transfere izin vermediği için Ocak ayına kadar , Oğulcan'ın Galatasaray forması giymesinin imkansız olduğunu" da eklemişti.

Bu kadar zorlu geçen bir transfer hikayesinde mutlu sona ulaşılmasına rağmen; Galatasaray'da kurumsal zihniyetin eseri olarak Oğulcan Çağlayan elden kaçtı.Sebep olarak ise 500 bin TL' lik yetiştirme ücretinin Bursaspor'a ödenmemiş olması , Gaziantepspor'un oyuncuya gösterdiği yakın ilgi ve Togutay Yarar'ın oyuncusunu pazarlama stratejisi göz önünde bulundurulabilir.



Galatasaray'da Altyapı Hamleleri

Galatasaray alt yapısında geçtiğimiz senelere nazaran , gelecek vaadeden isimlerin olmayışı ; sezon öncesinde oyuncu taramalarının yoğunlaştırılmasına sebep olmuştu. Bu kapsamda İstanbul Büyükşehir Belediyespor' dan alınan İbrahim Demirbağ ve Auxerre U19 takımından İbrahim Coşkun altyapıya kazandırılmıştı. Bu isimlerin son halkası ve parlayan yıldızı Oğulcan Çağlayan olmuştu. Kuşkusuz altyapıya gereken önemin verildiği bu dönemde , böyle bir kaybın yaşanmaması gerekiyordu. Oğulcan Çağlayan, Bursaspor altyapısında 2 sezonda attığı 70 gol , milli takımlar alt yaş kategorilerinde çıktığı 16 maçta kaydettiği 10 gol ve 1 asist gibi muazzam istatistiklere sahipti.





Kurumsal Zihniyet

"Kurumsallaşan" Galatasaray'ın , yerli rotasyonunda sıkıntılar yaşanırken ; altyapıya katılan böyle değerli bir yeteneği bu kadar kolay kaybetmesi kabul edilebilir bir olay değil. Oğulcan , 5 sene sonra Türkiye'nin parlayan yeteneği olarak gündeme oturduğunda , bu olayın failleri bu kayıp yüzünden Galatasaray tarihinde yerlerini alacaktır.Kurumsal zihniyet bu tarz altyapı hamlelerine önem vermek yerine devre arasında takıma katacakları "çilek" transferleri ile taraftarın gözünü boyamaya çalışacaklardır.Son olarak "sporun beşiği " Galatasaray'ın bugünlere çileklerle değil , kendi ocağından yetiştirdiği Bülent Korkmaz, Okan Buruk , Arda Turan gibi yeteneklerle geldiği unutulmamalıdır.


2 Eylül 2013 Pazartesi

Analiz | "Bruma" Hakkında Bilmedikleriniz

Armindo Tue Na Bangna "BRUMA"

Galatasaray'ın uzun süredir peşinde olduğu Armindo Tue Na Bangna "BRUMA" da mutlu sona ulaştı.Kısaca genel kariyerinden bahsettikten sonra kendisine sunulan milyon euroların sebebine değinelim.

1994'de Guinea-Bissau doğumlu olmasına rağmen Portekiz pasaportu ile U20 Dünya Kupası'nda dikkatleri çeken Bruma, Türkiye'de düzenlenen turnuvada etkili bir performans sergiledi.Turnuva boyunca 4 maçta 5 gol ve 2 asist ile oynadı.Ayrıca sergilediği futbol ile turnuvayı izleyen "scout"ları kendisine hayran bırakmayı başardı.

Bruma , Sporting Lisbon altyapısının yeni nesil yıldızlarından.Daha önce futbol dünyasına Figo , Ronaldo ve Quaresma gibi yıldızları hediye eden Sporting Lisbon'da Tiago Ilori ile beraber Bruma , bu senenin göze batan yıldız adayları olarak gösteriliyordu.Tiago Ilori 8,2 Milyon Euro'ya Liverpool'un yolunu tutarken,10+2 Milyon Euro bedelle Bruma'da Galatasaray'a transfer oldu.


Bruma geçtiğimiz sezon S.Lisbon formasıyla çıktığı 13 maçta 1 gol ve 4 asist kaydetti.Hız ve dayanıklılığının yanında iyi sayılabilecek bir tekniğe sahip.Rakipleriyle girdiği ikili mücadelelerde kolay kolay yıkılmayan ve oyununa "futbol zeka"sını da ekleyen Bruma , dünya futbolunda aranılan kanat oyuncularından biri haline geldi.22 yaşında ki "Emre Çolak" ile kıyasladığımızda  Bruma'nın 19 yaşında olmasına rağmen,yere sağlam basan bir oyuncu olduğunu söyleyebiliriz.Bruma,ofans bölgesinde her iki kanatta ve gerektiğinde forvet bölgesinde görev alabiliyor.Her iki ayağını da etkili kullanan Bruma'nın en etkili silahı açık alanda yaptığı sprintlerle kaleye dikine gidebiliyor olması.Bu konuda Amrabat ile örtüşen bir özelliği var.Aralarında ki bariz fark ise Amrabat sol kanatta oynadığında topu sağa çekip orta yapacağı tüm defans oyuncuları tarafından iyi bilinirken Bruma'nın çizgiye inip orta açabilmesi ve kaleye paralel çalım atıyor olması.Bruma'nın pozisyon bilgiside Fatih Terim'in Galatasaray'ında rahatlıkla oynayabilecek düzeyde.Orta dörtlünün sol kanadında oynayacağı düşünüldüğünde, pas alışverişine katkısı,savunmaya yardım etmesi ve ön tarafta uygulanabilecek prese ayak uydurabilmesinde zorluk yaşamayacaktır.Daha yaşının 19 olması ve gelecek için büyük ümitler beslenen bir yıldız adayının Galatasaray'a kazandırılması bu açıdan çok önemli.

Bruma transferiyle Galatasaray'ı 4-2-3-1 veya 4-3-3 dizilişiyle Avrupa'da izleyebiliriz.4-2-3-1 formatıyla çıktığımız  hazırlık maçlarında ve Süper Kupa Finali'nde başarılı bir oyun oynanmıştı.Bruma'da bu sisteme uygun bir oyuncu.Bu tarz kanat oyuncularının Galatasaray'da olması,2 senedir orta sahaya sıkışan veya sıkıştırılan oyun mantalitesinin daha geniş bir alana yayılmasını , kanat akınlarının daha fazla yapılabilmesini sağlayacaktır.Şuanda Galatasaray'ın en büyük sorunu oyunu genişletememesidir.Bruma bu sıkıntıyı giderebilecek bir oyuncu.Fatih Terim'in kendisi çok fazla istemesinde ki en büyük etkende bu olsa gerek.

Bruma'nın bonservisi bonuslarla beraber 12 Milyon Euro'ya geliyor.Kendisine ödenecek ücret ise 1,3 Milyon Euro civarında.İlk bakışta yüksek bir meblağ olarak görünebilir.Olaya bir de şu açıdan bakmakta fayda var.Yine U 20 Dünya Kupası öncesi Porto'ya katılan Kolombiyalı Quintero için sadece bonservisinin %50'sine 5 Milyon Euro ödendiğini unutmamak lazım.Bu tip genç oyuncu transferlerini Porto Barcelona Arsenal gibi takımlar yaptığında , onların "scout sistemlerini" övmeyi kendimize borç bilirken , kendi ülkemizden bir takımın böyle bir girişimine "bonservisi çok yüksek yea" gibi söylemlerin samimiyetini yitirdiğini unutmamak lazım.Türk futbolunda 100 Bin Dolar uğruna kaybedilen Franck Ribery'nin acısı hala gönüllerde yerini korurken,Bruma gibi büyük bir yeteneğin Türk futboluna kazandırılıyor olması büyük bir şanstır.En azından vadesi dolmuş yıldızların ligi olan Spor Toto Süper Lig'in marka değerini ve kalitesini arttırmak için bu tarz hamlelere ihtiyacımızın olduğu açıktır.

28 Ağustos 2013 Çarşamba

Big Chef'e Veda

Atletico Madrid'den 2011-2012 sezonunda Galatasaray'a transfer olan Tomas Ujfalusi'ye Galatasaray-Gaziantep maçında veda ettik.Geçen sezon geçirdiği ağır sakatlık sebebiyle sahalara dönüşünün uzaması ve bu sezon uygulamaya geçilen "kahrolasıca" 6+0+4'ün kurbanı oldu.


Galatasaray savunmasının bel kemiği olarak 2011-2012 sezonunun şampiyon olarak bitirilmesinde büyük bir rol aldı.Savunmanın toparlanıp,normal sezonun yenilen 24 golle kapanmasında Semih'le beraber yakaladıkları uyum çok önemliydi.Bu sezon içerisinde en önemli katkılarından birtanesi Semih Kaya'ya savunma bilgisini ve tecrübesini aktarması oldu.Semih Kaya'nın gelişiminde,poziyon bilgisini ve hamle zamanlamalarını ilerletmesinde Big Chef'in katkısı çok fazlaydı.

Takım içerisinde ki liderliğiyle ilk sezonunda kaptanlık pazubandını koluna geçirdi.Takımın saha içerisinde ki yönetmeni olan "Big Chef ", Galatasaray formasıyla çıktığı 40 maçta 1 gol attı.Dış görünüşüyle "Hun Türkleri"ni andıran Tomas Ujfalusi taraftarın sevgilisi oldu.

Savaşçı ruhu ve tekniği ile kazandığı topları doğru zamanda doğru noktalara aktararak bir sezon evvel Gökhan-Servet tandemini izleyenler için nefes olmuştu.Tomas Ujfalusi , gerektiğinde sağ bekte oynayarak takım içerisinde joker oyuncu olarak görev aldı.Sağ bekte oynadığı Liverpool maçında kendisini izleyenlere , Sabri ve Serkan Kurtuluş sonrası "Dani Alves" etkisi yaratmıştı.

Galatasaray taraftarlarının "Big Chef'"i uğurlarması ve kendisine kulüp tarafından teşekkür plaketi ile veda edilmesi son yıllarda pek rastlanmayan bir hadise oldu.Bu ülke genelde heykelini dikip adam kovmayı iyi  bildiği için,çok şık bir davranışla,Big Chef'e yakışır şekilde veda edildi.Yeni sezonda Sparta Prag forması giyecek olan Tomas Ujfalusi'ye,Galatasaray'a kattıklarından dolayı teşekkür ediyorum.Yollarımızın tekrar keşismesi ümidiyle...