Arsenal etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Arsenal etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Kasım 2013 Salı

Fc Kopenhag - Galatasaray Maç Yazısı | Seninle Mutsuzluğa da Varım !

2000'DEN 2013'E, PARKEN'DE GALATASARAY

17 Mayıs 2000 tarihi, hepimizin hayatında çok önemli bir yere sahip. Uefa Kupası'nı kaldırdığımız Parken Stadı, dün gece yine Galatasaray'ı ağırladı.Bu kez karşımızda Henry'li , Viera'lı , Petit'li ,Suker'li Arsenal değil Nicolai Jörgensen'li , Daniel Braaten'li , Olof Mellberg'li Fc Kopenhag vardı.Aradan geçen 13 senede gelinen noktaya baktığımızda çok da fazla yol katettiğimiz söylenemez.Zihinlerde Taffarel'in Henry'nin kafa vuruşunu çıkardığı pozisyon, Arif Erdem'in ilk yarının sonunda kaçırdığı gol,Hagi'nin gördüğü kırmızı kart ve Popescu'nun son penaltısı...Aradan 13 sene geçmiş ve hatıralar eşliğinde grubun 4.torbadan gelen takımına karşı mücadele ediyoruz.13 sene öncesinde Uefa Finali , 13 sene sonrasında gruptan çıkabilmek adına en kritik maçlardan bir tanesi...

2000 Uefa Finali, Arsenal Karşısında ki Galatasaray'ın ilk 11'i.

2013 Şampiyonlar Ligi B Grubu 4.Hafta , Kopenhag karşısında ki Galatasaray'ın  ilk 11'i.

SAVUNMA NEDİR ? NİYE YAPILIR ?

Savunma krizini yazmaktan, konuşmaktan,analiz etmekten yorulduk artık.En basite indirgeyerek anlatalım belki faydasını görürüz.Savunma, saldırıya veya hücuma karşı koyabilmektir.Futbolda ki savunma ise, bütün oyuncuların bir araya gelerek (blok halinde), rakip hücumuna alan bırakmadan, gole karşı kalesini koruyabilmesidir. Burada en önemli etken 11 kişiyle, yani takım halinde savunmayı yapabilmek. Galatasaray'ın geçen sezondan beri yaşadığı kronik savunma probleminin özeti bu aslında.Takım halinde savunmaya yardım edebilmek...Sadece bununla kalmıyor tabi ki. Bireysel bazda baktığınızda Bülent-Popescu ikilisinin halen yakalanamaması, bir Hakan Ünsal 'ın veya Ergün Penbe'nin takımda olmayışı, ileride presle rakibi bozacak Hakan Şükür'ün eksikliği, orta sahada basmadık yer bırakmayan Okan-Suat ve Ümit Davala'nın halen oluşturulamayışı...Son olarak bu sezon Şampiyonlar Ligi ve Süper Lig'de oynanan toplam 14 maçta yenilen 20 gol herşeyi anlatıyor.

2 İLERİ 1 GERİ 

Her hafta düzelmesini ümit ettiğimiz oyun anlayışı yerinde saymaya devam ediyor.Sadece Kopenhag maçı için yazmıyorum.Yapılan bireysel hatalar, savunma zaafiyeti, kapanan takımlara karşı çözüm üretilemeyişi, takım halinde yardımlaşmanın olmayışı, yaratıcı oyuncu eksikliği, beklerden istenilen katkının alınamayışı, bireysel form düşüklüğü, girilen net pozisyonların kolayca harcanması vs. Galatasaray,Roberto Mancini ile çıktığı 7 resmi maçta 2 mağlubiyet,1 beraberlik,4 galibiyet elde etti.Fatih Terim 'in gönderilişine kadar toplanan puanlara ve oynanan maçlara göre iyi bir grafik sayılabilir. Mesele,toplanan puandan ziyade, ortaya koyulması beklenen güzel futbolun istikrarlı bir hal almaması. Oynanan 7 maç içerisinde umut veren tek maç ise Arena'da ki Kopenhag galibiyetiydi.3-1'lik maçta yapılan doğruları tekrardan göz önüne getirdiğimizde, yardımlaşmanın üst düzeyde olduğu, en uçta oynayan Drogba'dan , gol orucunda ki Burak Yılmaz'a kadar herkesin ön alanda pres yaptığı ve en önemlisi takım savunmasına yardımın ilk kez bu kadar gözle görülür bir hal aldığı Galatasaray'ı izlemiştik.Kabul etmek gerekir ki, uzun zamandır böyle iştahlı bir Galatasaray izlememiştik. Bu eksende bakarsak rakip aynı,sadece saha farklı. Kadroda iki önemli oyuncu yok , kabul ! Hep söylediğimiz gibi koşmamanın veya pres yapmamanın, adam kovalamamanın, rakip beki takip etmemenin bahanesi olmaz,olamaz! Yenilen golde, kademeye girdiği için bölgesini boş bırakan Riera'nın yerinde Aydın Yılmaz'ın olması gerekirken, pozisyonun başladığı sırada asisti yapan oyuncuya yakınlığı 10 metreden fazla. Galatasaray'ın sol tarafı o dakikalarda koridor olmuş vaziyette. Pozisyon esnasında, savunma olarak ceza sahasına yerleşim doğru fakat herkesin önünden geçen topu izlemesi ve Ebuoe'nin klasik adam kaçırmalarından bir tanesi ile yaşanan pozisyon Kopenhag lehine skorun değişmesini sağladı. Hatırlatmakta fayda var, Beşiktaş maçını 2-1 kabul edersek, en son gol yemediğimiz maç 30 Ağustos 2013 tarihinde oynanan Eskişehirspor - Galatasaray maçı...

Parken Stadı'nda Galatasaray Tribünü
Galatasaray, Kopenhag maçının son 70 dakikasında tartışmasız bir üstünlük kurdu.İlk 20 dakikada verilen pozisyonların ve yenilen golün etkisini üzerinden atmayı başardı.İlk yarıda oyun üstünlüğünü ele aldıktan sonra sayısız fırsat yakaladı.İlk yarıda yakalanan pozisyonların rahatça harcanması mağlubiyeti kaçınılmaz kılarken, Burak Yılmaz'ın geçen yılı arattığı bir maçı daha yaşadık. Aydın Yılmaz, ilk yarıda hücum anlamında en etkili isimdi.İkinci yarıda baskı kurmasına rağmen pozisyon üretemeyen Galatasaray'da, adam eksilten oyuncu ihtiyacı yine ortaya çıktı. Bruma geldiği günden bu yana en etkisiz maçını oynadı. Muhtemelen kendisine iletilen "basit oyna" talimatı bunda etkiliydi. Galatasaray'ın dar alanda en etkili ismi olmasına rağmen yeteneklerini sergileyemedi.

PAZAR OLA HAYROLA !

1-0'lık Kopenhag mağlubiyeti,gruptan çıkma ümitlerini Arena'da oynanacak Juventus maçına erteledi.Şuanda ki futbola ve savunmada yapılan hatalara bakarsak, Juventus karşısında işimiz çok zor. Öncelikle Pazar günü oynanacak Fenerbahçe derbisi takımın lige tutunması açısından çok önemli. Kopenhag mağlubiyeti moralleri bozsa da, Pazar günü derbiden çıkartılacak galibiyet herşeyi düzene sokacaktır.Tekrarlamakta fayda görüyorum, bu futbol Juventus karşısında yetmeyeceği gibi Fenerbahçe karşısında da yetmeyecektir. Sneijder'in veya Muslera'nın olup olmamasının bir önemi yok.Yeter ki birbiri için mücadele eden 11 kişi sahaya çıksın. Fenerbahçe'nin tempolu futboluna karşılık verebilsin. Juventus maçında oynanan futbolu hatırlarsak ne demek istediğim daha net anlaşılabilir.Bireysel hataların minumuma indiği,yardımlaşmanın üst düzeyde olduğu,yediğinden fazla atacak Galatasaray'ı izlemek ümidiyle...



2 Eylül 2013 Pazartesi

Analiz | "Bruma" Hakkında Bilmedikleriniz

Armindo Tue Na Bangna "BRUMA"

Galatasaray'ın uzun süredir peşinde olduğu Armindo Tue Na Bangna "BRUMA" da mutlu sona ulaştı.Kısaca genel kariyerinden bahsettikten sonra kendisine sunulan milyon euroların sebebine değinelim.

1994'de Guinea-Bissau doğumlu olmasına rağmen Portekiz pasaportu ile U20 Dünya Kupası'nda dikkatleri çeken Bruma, Türkiye'de düzenlenen turnuvada etkili bir performans sergiledi.Turnuva boyunca 4 maçta 5 gol ve 2 asist ile oynadı.Ayrıca sergilediği futbol ile turnuvayı izleyen "scout"ları kendisine hayran bırakmayı başardı.

Bruma , Sporting Lisbon altyapısının yeni nesil yıldızlarından.Daha önce futbol dünyasına Figo , Ronaldo ve Quaresma gibi yıldızları hediye eden Sporting Lisbon'da Tiago Ilori ile beraber Bruma , bu senenin göze batan yıldız adayları olarak gösteriliyordu.Tiago Ilori 8,2 Milyon Euro'ya Liverpool'un yolunu tutarken,10+2 Milyon Euro bedelle Bruma'da Galatasaray'a transfer oldu.


Bruma geçtiğimiz sezon S.Lisbon formasıyla çıktığı 13 maçta 1 gol ve 4 asist kaydetti.Hız ve dayanıklılığının yanında iyi sayılabilecek bir tekniğe sahip.Rakipleriyle girdiği ikili mücadelelerde kolay kolay yıkılmayan ve oyununa "futbol zeka"sını da ekleyen Bruma , dünya futbolunda aranılan kanat oyuncularından biri haline geldi.22 yaşında ki "Emre Çolak" ile kıyasladığımızda  Bruma'nın 19 yaşında olmasına rağmen,yere sağlam basan bir oyuncu olduğunu söyleyebiliriz.Bruma,ofans bölgesinde her iki kanatta ve gerektiğinde forvet bölgesinde görev alabiliyor.Her iki ayağını da etkili kullanan Bruma'nın en etkili silahı açık alanda yaptığı sprintlerle kaleye dikine gidebiliyor olması.Bu konuda Amrabat ile örtüşen bir özelliği var.Aralarında ki bariz fark ise Amrabat sol kanatta oynadığında topu sağa çekip orta yapacağı tüm defans oyuncuları tarafından iyi bilinirken Bruma'nın çizgiye inip orta açabilmesi ve kaleye paralel çalım atıyor olması.Bruma'nın pozisyon bilgiside Fatih Terim'in Galatasaray'ında rahatlıkla oynayabilecek düzeyde.Orta dörtlünün sol kanadında oynayacağı düşünüldüğünde, pas alışverişine katkısı,savunmaya yardım etmesi ve ön tarafta uygulanabilecek prese ayak uydurabilmesinde zorluk yaşamayacaktır.Daha yaşının 19 olması ve gelecek için büyük ümitler beslenen bir yıldız adayının Galatasaray'a kazandırılması bu açıdan çok önemli.

Bruma transferiyle Galatasaray'ı 4-2-3-1 veya 4-3-3 dizilişiyle Avrupa'da izleyebiliriz.4-2-3-1 formatıyla çıktığımız  hazırlık maçlarında ve Süper Kupa Finali'nde başarılı bir oyun oynanmıştı.Bruma'da bu sisteme uygun bir oyuncu.Bu tarz kanat oyuncularının Galatasaray'da olması,2 senedir orta sahaya sıkışan veya sıkıştırılan oyun mantalitesinin daha geniş bir alana yayılmasını , kanat akınlarının daha fazla yapılabilmesini sağlayacaktır.Şuanda Galatasaray'ın en büyük sorunu oyunu genişletememesidir.Bruma bu sıkıntıyı giderebilecek bir oyuncu.Fatih Terim'in kendisi çok fazla istemesinde ki en büyük etkende bu olsa gerek.

Bruma'nın bonservisi bonuslarla beraber 12 Milyon Euro'ya geliyor.Kendisine ödenecek ücret ise 1,3 Milyon Euro civarında.İlk bakışta yüksek bir meblağ olarak görünebilir.Olaya bir de şu açıdan bakmakta fayda var.Yine U 20 Dünya Kupası öncesi Porto'ya katılan Kolombiyalı Quintero için sadece bonservisinin %50'sine 5 Milyon Euro ödendiğini unutmamak lazım.Bu tip genç oyuncu transferlerini Porto Barcelona Arsenal gibi takımlar yaptığında , onların "scout sistemlerini" övmeyi kendimize borç bilirken , kendi ülkemizden bir takımın böyle bir girişimine "bonservisi çok yüksek yea" gibi söylemlerin samimiyetini yitirdiğini unutmamak lazım.Türk futbolunda 100 Bin Dolar uğruna kaybedilen Franck Ribery'nin acısı hala gönüllerde yerini korurken,Bruma gibi büyük bir yeteneğin Türk futboluna kazandırılıyor olması büyük bir şanstır.En azından vadesi dolmuş yıldızların ligi olan Spor Toto Süper Lig'in marka değerini ve kalitesini arttırmak için bu tarz hamlelere ihtiyacımızın olduğu açıktır.

14 Ağustos 2013 Çarşamba

Değerlendirme | Yeni Sezonda Galatasaray

İlk Etap "Birmingham"




Galatasaray 2013 -2014 sezonu için 1 Temmuz'da Florya Metin Oktay Tesisleri'nde top başı yaptı.İlk kamp dönemi alışılmışın dışında bir yer olan Birmingham'da , İngiltere Milli Takımı’nın kullandığı ve 100 milyon pounda yaptırılan St. George’s Park’tı.Galatasaray , Birmingham kampında oynadığı ilk hazırlık maçı 13.07.2013 tarihinde Shrewbury'ye karşı idi.Galatasaray maçtan Emre Çolak , Amrabat ve Sneijder'in golleriyle 3-0 galip ayrılarak ısınma turuna çıkıyordu.











Büyük Çınar "Notts County"

Birmingham kampının ikinci hazırlık maçı , futbol tarihinin en eski kulübü olan Notts County'ye karşıydı.Yedek ağırlıklı bir kadro ile maça başlayan Galatasaray, 1-0 geriye düştüğü maçı yıldızlarının devreye girmesi ile 2-1 kazanıyor , goller ise Burak Yılmaz ve Sneijder'den geliyordu.


*Notts County kuruluş yılı 1862.


Yükselen Performans "Wesley Sneijder"

Birmingham kampında dikkat çeken isimlerden Wesley Sneijder , istekli görüntüsüyle taraftara büyük umut veriyordu.Galatasaray altyapısından yetişen , Frank Rijkaard döneminde A takıma yükselen ve Fatih Terim 'in daha çok şans tanımasıyla as kadroda kendisine sık sık yer bulan Emre Çolak , geçen sezon büyük umutlarla Kayseri'den transfer edilen ancak bekleneni bir türlü karşılayamayan Nordin Amrabat kampın yıldızlarındandı.




En Güzel Rüyaların Katili "Defans"

Beklentilerin altında kalan isimler ise stoperde ki hamle ve kademe hatalarıyla Dany , uyum sorunu yaşadığı gözlenen yeni  transfer Aurelien Chedjou ve tatilden kafa olarak dönemeyen (transfer söylentilerinin de etkisi olduğu bir gerçek) Burak Yılmaz'dı.

İzmir'den Galatasaray Geçti

Galatasaray ilk kamp döneminin ardından rotayı İzmir'e , bu sezon mali kriterlere uymadığı için Uefa tarafından ceza alan Malaga ile oynayacağı hazırlık maçına çeviriyordu.Malaga geçen sezonun aksine daha sıradan transferler ve tanıdık bir sima olan Bernd Schuster ile yeni sezona başlıyordu.



İki takım için yeni sezon öncesi güzel verilerin sunulacağı bu müsabaka 3-3 ' lük eşitlik ile sona eriyordu.Bu maçtan akıllarda kalan önemli doneler Sneijder'in eski performansına dönüşü , Didier Drogba'nın dosta güven / düşmana korku veren performansı , kronikleşen sol bek problemi ve sezona saatli bomba kıvamında başlayan Dany'nin sebebiyet verdiği penaltı ve kırmızı kartıydı.Sıcak İzmir akşamında Galatasaray'ın golleri ise Sneijder,Drogba ve Kazım Kazım'dan geliyordu.


İkinci Etap "Bled Kampı

2.dönem kamp yeri ise Fatih Terim'in favori yeri Slovenya'nın Bled kasabası oluyordu.



*Bled Gölü- Slovenya

2011-2012 sezonunda ilk kez kamp için gidilen Bled , muhteşem tabiatı ve oyuncular için rehabilitasyon görevi gören doğasıyla Galatasaray'ın her sezon başı kampında gittiği bir tesis haline geldi.Takım burada Scott Piri'nin hazırladığı program doğrultusunda hazırlıklarını sıklaştırıyor , yeni sezon için kondisyon depoluyordu.



*Selçuk İnan ve Gökhan Zan , ağır antrenmanlar sonrası kan akışının hızlanması için buz kovasında.

Gizli Kahraman "Scott Piri"



*Scott Riri , 2006 Dünya Kupası'nda  Almanya Milli Futbol Takımı'nın kondisyoneriydi.Fatih Terim'in istediği üzerine 2008 Avrupa Futbol Şampiyonası için Türkiye Millî Futbol Takımı için görev almıştır.2011-2012 sezonuyla beraber Galatasaray'da Fatih Terim'in ekibinde görev almaya başlamıştır.

Dany 3-1 Galatasaray

Galatasaray Bled kampının ardından Napoli ile sezon açılışı kapsamında İtalya'da karşılaşıyordu.Takımın yıldızı Cavani'nin Psg'ye 64,5 Milyon Euro gibi astronomik bir bedelle transfer olmuştu.Takımın başına geçen Rafa Benitez ile Real Madrid'den alınan Higuain , Callejon , Albiol ve Liverpool'dan kiralanan Reina ile Seri A'ya iddalı bir giriş peşinde olan Napoli maça hızlı başlıyordu.Sol kanattan gelişen Napoli atağında Dany'nin arka direkte unuttuğu Goran Pandev Napoli'yi 1-0 öne geçiriyordu.Galatasaray etkisiz bir oyunla soyunma odasına 1-0'lık mağlubiyetle gidiyordu.Sahada gezinen Burak Yılmaz ikinci yarıda yerini Nordin Amrabat'a bırakarak formasyon 4-2-3-1 ' e dönüyordu.İlk yarıda organize atak geliştirmede sıkıntılar yaşayan Galatasaray , Nordin Amrabat 'ın sol kanattan taşıdığı toplarla Napoli'ye baskısını hissettirmeye başlıyordu.58. dakikada yine sol kanattan süratle ceza sahasına giren Nordin Amrabat jeneriklik bir gole imza atıyordu.Skorun 1-1 ' e gelmesi ile oyun orta saha mücadelesine dönüşmüştü.Dakikalar 81'i gösterdiğinde defansın ortasına atılan derin topla hareketlenen Zuniga , Dany'nin hamle hatasından faydalanarak skoru 2-1'e getiriyordu.Maç bu şekilde bitecek derken yine defansın belalı ismi Dany , Malaga maçında olduğu gibi bir penaltıya sebebiyet verip kırmızı kart ile oyun dışında kalıyordu.Muslera ise bu karara aşırı tepki gösterip Galatasaray'ı 9 kişi bırakıyordu.Topun başına geçen İnsigne skoru belirleyen oyuncu oldu.






Çıkarılan Dersler

Napoli maçından çıkarılması gereken çok önemli dersler vardı.Takım savunmasında gösterilen zaafiyet , sol bek sorunu , Dany-Chedjou 'nun uyumsuzluğu , Burak Yılmaz'ın formsuzluğu , Hamit Altıntop'un uzun zamandır istenileni verememesi , kanatların üretken olmayışı gibi...

Takım iki yarıda farklı şablonlarla oyuna başladı.İlk yarıda geçen sezonun devamı niteliğinde olan 4-3-1-2 istenilen üretkenliği sağlamazken ikinci yarıda ki Amrabat'ın istekli oyunuyla başlanan 4-2-3-1 olumlu sinyaller verdi.Bu maç sonrası Galatasaray'ın kanat etkinliğini arttırabilmek için iki bekini oyuna daha fazla sokabilmesi gerekmekteydi.

Napoli maçında gözüken ve bu sene daha fazla görülecek bir hususta ayağa daha fazla pas yapmak isteyen bir Galatasaray olacağı.Fatih Terim sezon başı kampında sürekli topun kendilerinde kalmasını istiyor.Ayağa pas ile savunmayı daha önde kurmayı planlarken , pas akışının hızlanması gerektiği Napoli maçında çıkan derslerden başlıcasıydı.İmparator geçen sezonun ilk yarısında bu planı uygulamak istemişti ancak takımın üretken isimlerinden istenilen katkı alınamamıştı.Bu sene Wesley Sneijder , Felipe Melo ve Selçuk İnan ile kuracağı orta saha , pas oyununu daha iyi oynayabilir.

Emirates Cup 2013

2007 yılından bu yana Arsenal'in ev sahipliğinde düzenlenen Emirates Cup dünyanın en prestijli turnuvalarından birisi olarak gösterilmektedir.Daha önce bu turnuvayı kazanan takımlar arasında 3 kez ev sahibi Arsenal ve birer kez Hamburg ile New York Red Bulls'dur.Turnuvaya daha önce ki yıllarda katılan takımlar arasında R.Madrid , İnter , Psg , A.Madrid , Valencia , Juventus gibi dünyanın önde gelen ekipleri bulunmaktadır.



Galatasaray 2013-2014 sezonu hazırlıkları çerçevesinde , Porto,Napoli ve Arsenal gibi bu prestijli turnuvanın  konuklarından biri oluyordu.4 takım bir grupta iki günde iki maç oynayacaktı.Gruplarda kazanılan maçlara 3 , beraberliğe 1 , atılan her gole 1 puan verilirken en çok puanı toplayan takım şampiyon olarak bu özel kupayı müzesine götürmektedir.

Açılış Maçı : Galatasaray 1-0 Porto 

Turnuvanın açılış maçı Galatasaray ile Porto arasında oynandı.Porto müsabakaya Jackson Martinez ve yeni "Neymar" olarak gösterilen Kelvin de Oliveira ile etkili başladı.18. dakikada daha önceki maçlarda hatalarıyla dikkat çeken Dany , Silvestre Varela ' yı ceza sahası içerisinde düşürüp penaltıya sebebiyet verdi.Penaltılarda ki kurtarışlarıyla bilinen Muslera , Jackson Martinez'e geçit vermeyerek takım için ne kadar önemli bir isim olduğunu tekrar gösterdi.İlk yarıda oldukça etkisiz bir görüntü çizen Galatasaray , Porto baskısını kırıp rakip kalede pozisyon üretmekte zorlandı.



İkinci yarıda ise daha üretken bir Galatasaray vardı.Amrabat ile sol kanattan etkili ataklar geliştirip Sneijder ve Drogba pozisyonlar yakaladı.69. dakikada sağ kanattan ceza sahasına giren Ebuoe , Mangala tarafından düşürüldü ve İngiliz hakem Andre Marriner Galatasaray lehine penaltı noktasını gösterdi.Topun başına geçen Felipe Melo , Galatasaray'ı 1-0 öne geçiren golü atıyordu.Dakikalar 76'yı gösterirken Galatasaray ceza sahası içerisine giren Danilo Silva , Aurelien Chedjou tarafından düşürüldü ve İngiliz hakem Andre Marriner maçta üçüncü kez penaltı noktasını gösterdi.Porto'da penaltıyı kullanmak için topun başına geçen Lucho Gonzalez penaltıdan faydalanamazken maçta Melo'nun golüyle 1-0 sonuçlandı.

İkinci yarıdaki etkili oyunuyla maçı kazanmayı bilen Galatasaray , savunmada yaşanılan sıkıntılara bu maçta da çözüm üretemedi.Hamle ve kademe hatalarının sebep olduğu 2 penaltı canları sıkarken ; Amrabat , Sneijder ve Drogba'nın formu yüzleri güldürdü.

Tarih Tekerrürden İbarettir : Galatasaray 2-1 Arsenal

Emirates Cup 2013 ikinci gününde sıra Arsenal - Galatasaray müsabakasına geldi.Uefa Kupası Finali'nden 13 yıl sonra ilk kez karşı karşıya gelecek olan iki takım için bu maç farklı bir anlam ifade ediyordu.Arsene Wenger ve Fatih Terim yine bir final maçında karşılaşıyor , Ebuoe yıllarca formasını giydiği "Gunners" ekibine karşı 2 yıl sonra Galatasaray kaptanı olarak sahaya çıkıyor , daha önce Arsenal'e karşı 13 golü bulunan Didier Drogba ise belalısı olduğu Arsenal'e karşı bu sayıyı arttırmak için ikinci yarıyı bekliyordu.



Galatasaray maça Sneijder , Drogba gibi yıldızlarını dinlendirerek Elmander ve Umut Bulut ile başladı.Sistem olarak klasik 4-4-2 oynayıp ileride baskı kurmayı hedefledi.Ancak maça Arsenal hızlı başladı.Yaya Sanogo , Theo Walcott ve Santi Cazorla ile pozisyonlar aradı.38.dakikada Theo Walcott'un ortası hiç kimseye çarpmadan Galatasaray fileleri ile buluştu.Geçen maçların aksine defansta daha az hata yapan Galatasaray'da , sakatlıktan dönen "Evlad-ı Fatihan Semih Kaya" kendisini belli etti.Savunma kurgusunu takım halinde gerçekleştiren Fatih Terim'in öğrencileri , bloklar arası yardımlaşmayı daha yukarılara çıkardı.Bu sayede çok fazla pozisyon verilmeden , yenilen şans golüyle ilk devre 1-0 mağlubiyetle neticelendi.

İkinci yarıda Arsenal 'in belalısı Didier Drogba ve hazırlık kampının yıldızı Wesley Sneijder oyuna dahil oldu.Yıldızlarının etkisi ile Arsenal kalesine oyunu yıkan sarı kırmızılı ekip , daha fazla etkili pozisyonlar bulmaya başladı.77. dakikada yerde kalan Drogba için İngiliz Hakem Jonathan Moss penaltı noktasını gösteriyordu.Arsenal'e karşı daha önce 13 golü bulunan Didier Drogba , topun başına geçen isim oldu.Kaleci Wojciech Szczesny'yi mağlup etmeyi başardı.Drogba'nın penaltısı ile maça 1-1'lik eşitlik geliyordu.Galatasaray skorun eşitlenmesi ile galibiyet için daha fazla yüklenen taraf oldu.Wesley Sneijder'in pasıyla Mertesacker'den sıyrılan Drogba , Arsenal'e karşı 15. golünü 86. dakikada atarak Galatasaray'ı 2-1 öne taşıdı.Bu skor ile Emirtes Cup 2013'ün sahibi turnuvaya ilk kez katılan Galatasaray oluyordu.Ayrıca yine bir final müsabakasında İmparator Fatih Terim'in öğrencileri Arsene Wenger'in Arsenal'ini mağlup etmeyi başarıyordu.